|
Özbilgin ve Gerçekler… 17 Mayıs 2006’yı dün gibi hatırlıyorum. O tarihi hatırlamamın iki nedeni var; birisi Danıştay’a hain bir saldırı yapılması ve bu alçaklığı da Müslümanların üzerine yıkmak istemeleriydi. Bir diğeri saldırıda kaybettiğimiz kişinin kimliğiydi. Bilindiği gibi saldırı sonucu eski Adıyaman Valisi olan Mustafa Yücel Özbilgin alçakça katledilmişti. Gerek Özbilgin’in kimliği, gerek o tarihlerde başörtüsü nedeniyle alınan saçma sapan kararlar ve saldırı sonrasında “ cinayeti başörtüsü için ” işlediğini söyleyen piyon bir katilin inandırıcı olmayan sözleri… İşte bütün bunlar Müslümanlara saldırmak için bekleyen çevrelerin iştahını kabartmaya yetmişti. O tarihlerde “ Dolmuşa binecek laikler aranıyor ” başlığıyla bir yazı yazmış, provoke olaylara bu kadar cahilce atlayan başka kimselerin olmadığını söylemiştim. Olay sonrası inançlı insanlara saldırmayı kendilerine kutsal görev bilen gerici yobaz laikler, birilerinin kurgusuna kanmış, istenen oyunu sahneye koymuşlardı. Tek inanmayansa Müslümanların katil olamayacağını bilenlerdi. *** Sonrasında “ Ergenekon ” adı verilen eli kanlı terör örgütü yakalandı. Türkiye’yi karıştırmayı kendilerine misyon edinen ve bu saçma sapan fikirlere inanan taraftar da bulan örgüt, yüklü paralarla dilediğini yaptırıyor, istediği yerde cumhuriyet mitingi tertipletiyor, bedava otobüs buluyor, insanların kendi gölgelerinden korkarak sağa sola salya sümük saldırılması isteniyordu. Bu oyunlara bazı piyon akademisyenler, sanatçılar, yazarlar, çizerler, rektörler de bilerek veya bilmeyerek alet oluyordu. Kimisinin derdi gerçekten cumhuriyetti, tıpkı bizler gibi… Kimisi ise laikliği de, Atatürkçülüğü de, cumhuriyeti de çirkin emellerine alet etmek için her türlü naneyi yiyorlardı. Sonra bütün bunların altında Ergenekon denen eli kanlı terör örgütü olduğu iddialarıyla bir biri ardına tutuklamalar yapıldı. Kimileri de terör örgütünün avukatlığına soyundu. Herhalde yakında PKK’nın da avukatlığını yapmaya başlarlar. *** Ve nihayet iddianame hafta sonu açıklandı. İddianamenin en can alıcı noktalarından birisi Danıştay saldırısıydı bana göre… Saldırıyı bahane ederek Müslümanlara saldıran ucuz piyonlar birden bire oyuna geldiklerini anlamaya başladılar. Sadece bu değildi ki… Birden bire “ Hepimiz Ermeni’yiz ” diyenlerin gerçekten ne olduklarının bilinmediği anlaşıldı. Şimdi aynı çevrelerin “ Hepimiz Müslüman’ız ” demelerini boş yere beklemiyorum zaten. Onlar gerekirse Ermeni olur, gerekirse Yahudi, gerekirse Ateist… Ama önce adam olmak gerektiğini bilmeleri yeterli… *** Bilselerdi Müslümanların hiç kimseyi öldüremeyeceğini, Malatya’daki katliamı yapamayacaklarını, Hrant Dink’i vuramayacaklarını, Danıştay’a saldırı düzenlemeyeceklerini, Hablemitoğlu’na kıyamayacaklarını da anlarlardı. *** Şimdi Danıştay saldırısının bir numaralı sanığı Ergenekon… Hablemitoğlu’nun da… Malatya katliamının da… Gazi Mahallesindeki olayların da… Geriye ne kalıyor? Birilerinin boş yere inanan insanlara hakaret etmesi, “ irticaa ” diye bangır bangır bağırması… Ülkenin elden gittiğini, cumhuriyet yerine şeriatın geleceği gibi safsata masallar kaldı. Bu masallara inanan koca koca profesörlerin de hiç sıkılmadan ekranlarda saatlerce konuşmaları kaldı… Bazı piyon siyasetçilerin bağırtısı, çağırtısı ve çamur atması kaldı… Sonrasında sanal krizler, kaoslar, halkın iradesine ipotek koymalar, daha neler neler… *** Şimdi hepsini geride bıraktık, yargının vereceği karara kilitlendik. Sonuç ne olursa olsun, çirkin katliamları Müslümanların yapamayacağını biz biliyorduk ama şimdi herkes biliyor. Teröristlerin avukatı olduğunu açıkça deklare edenler hariç… Onların da bir acısı var ama ne?! |



