SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
Web Stats
Yazı Karakteri Boyutu:
   
01 Mayıs 2008 Perşembe 10:31
  Zeynal FIRAT
  
NEDEN BÖYLEYİZ
 
            NEDEN BÖYLEYİZ
 
“ Bilir misiniz sönmüş yıldızların hikâyesini? Sönmeye yakın can havliyle avazı çıktığı kadar parlamak isterler. Aydınlattıkları yer önemli değildir. Kendi çevreleri ya da ulaşabildikleri en ırak nokta neresi olursa olsun. Yeter ki son bir kez tüm güçleriyle parlayıp bizler buradayız ve sönsek bile hep burada var olacağız duygusunu yaşarlar, yaşamak isterler. ”
Biz insanların ise bunlardan ne farkı var ki?

Bakın şöyle izah edebiliriz.

İnsan teoride düşünüp te pratikte uygulamadığı birçok hareketi aslında doğasında vardır. Ama ne yazık ki günümüz modern anlayışın verdiği yoğunluktan dolayı bir türlü kendimizle kalamamaktayız. İnsan ne zaman bir şey yapmaya karar verse bir engel çıkar karşısına bundan dolayı özünden zamanla uzaklaşıp sadece yaşamın rutin işlemleri arasında hayatını devam eder.

Teoride yapmak istediğimiz birçok şey olabilir. Yalnız insan sadece teorik olarak varolanları bilmesi yetmez. Yaş ilerledikçe bu teorilerini pratiğe dönüştürmek ister. Eğer düşüncelerini pratik yaşama sunmazsa zamanla kaygı başlar. Bu kaygı insanın özünü yitirdiği Her şeyin madde planında ele alındığı bir dönemde varoluş açısından da problem yaratır. Öncelikle birey kendisiyle ve kendi gerçekleriyle yüzleşmekten kaçınır. Sonrasında ise içinde yaşadığı toplumla çatışma başlar. Ve nihayetinde birey yalnız kalır. Bu yalnızlık onu kimlik karmaşasına sürükler.

Günümüz insan profilinde(görünüş) tüm insanlar birbirinin fotokopisi gibi. Asıl özelliklerimizi ve potansiyelimizi bir türlü ortaya çıkarmıyoruz. Kendimizde olan bir özelliği sürekli bastırılmış duygular arasına sıkıştırıp hayatı olduğu gibi kabul ediyoruz. Hâlbuki varolan potansiyelimizi kullanabilsek daha mutlu oluruz.

Ben bunu başaramam, ben bu işin üstesinden gelemem gibi klişeleşmiş günlük kelimelerle hayatımızı sürdürüyoruz. Ve her defasında hayatın kırılma noktasından başa dönüp hayatı sil baştan alıyoruz. Bu da bizlerin sürekli aynı noktada durmamıza sebep oluyor.

Artık gerçek potansiyelimizi kullanma zamanı geldi. Ben buradayım, ben de yaşıyorum. Benim de söylediklerim değerli anlayışını kazanma zamanı geldi.

Artık kendimize gelme zamanı geldi.
Hem birey olarak hem de toplum olarak varolan özelliklerimizin farkına varmalı ve bu statik yaşamımıza dur demeliyiz.
        
          ZEYNAL FIRAT
   PİANALİTİK DERSHANESİ
       REHBER ÖĞRETMENİ
Bu yazı toplam 81 defa okunmuştur
Yazarın Diğer Yazıları

    Gazete 1. Sayfaları
    » Piyasalar
$ USD
1.6980
€ Euro
2.1250
IMKB
21.053
Altın
40.22
    Linkler
Tut haber
tut haber
Adıyaman Haber
adiyaman-haber
Yaşam
adiyaman-haber
adıyaman
adıyaman-haber
adıyaman haber
adiyaman-haber
Gölbaşı Haber
gölbaşı-haber
Adıyaman Haber
adiyaman-haber
Bilal KARADAĞ
adiyaman-haber
adıyaman
adiyaman-haber
Naif KARABATAK
gazete adıyaman
Kemal ÖZER
adiyaman-haber
Yusuf DÜNDAR
adiyaman-haber
İsmail Hakkı KOÇAK
adiyaman-haber
Naif KARABATAK
gazeteadiyaman
Okuyucu Mektupları
Özgür KARAKAYA
Gölbaşı Haber
gölbaşı-haber
Kahta Haber
kahta haber
Kanal5 TV
Kanal 5 Sorumlusu İhsan Kuzu
Sincik Haber
Şehit Tahir YETKİN
Tüm Yazarlar
    Anket
    Milletvekillerimizin Adıyaman ile ilgili çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?
    Evet
    Bazıları Çalışıyor
    Hayır
    Bilmiyorum
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008