Ülkemizde her zaman olduğu gibi son dönemlerde de ülke gerçeklerinden uzaklaşıp gündemi farklı mecralara çekme alışkanlığı devam ediyor.
Telekulak, AKPARTİ, Kapatılacak mı? Kapatılmayacak mı? Banker kastelli’nin intiharı sonrası geride bıraktığı Mektuplar vb konularla ülke gündemi meşgul edilirken ülkede açlık sınırında yaşamak zorunda olan veya bırakılan milyonlarca insanın hali ne olacak diyen kimsecikler yok maalesef.
Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik tablo hiçte iç açıcı değil ve ülkede yoksul insan Sayısı Hızla artmakta bu olumsuzluğu yakinen hisseden illerin başında da Adıyaman geliyor.
Hayat Şartları o kadar ağırlaşmış ki kimsenin kaldıracak gücü yok. Objektif bir şekilde çevreme Yaklaştığımda bunları rahatlıkla görebiliyorum. Herkesin içinde olduğu büyük bir borç batağı Her gün işini kaybeden insanlar, çekini senedini ödeyemeyen ve iflasın eşiğine gelen ESNAF Köyde yapacak hiçbir şeyi kalmayan ve kentlere bilinçsizce göç eden çiftçiler en acısı da Evine ekmek getiremediği için evini terk eden aile Reislilerinin artan sayısı.
Yoksulluğu kimse istemez ve aklı başında hiç kimse yoksulluğa gönül razısıyla katlanmaz. Ne var ki yoksulluk sosyal bir vakıa olarak hep var olmuş ve pençesine düşen insanları ölesiye kıvrandırmıştır.
Peki neden her geçen gün daha da yoksullaşıyoruz? Ülkemiz üretimden aciz bir ülkemi?
Tabi ki değil ama son Yıllarda izlenen politik vakalar bizi üreten toplum olmaktan çıkarıp tüketen ve dışa bağımlı bir toplum haline getirdi. Buna yürürlükte olan sistemin gelir dağılımının son derece bozan bir yapıya sahip olması da eklenince yoksul sayısında ki artış Kaçınılmaz bir hale gelmiştir.
Devletin ve hükümetlerin bu insanlara bakış açısı da ” Ne halleri varsa görsünler ” şekline gelmiştir adeta.
Peki, bütün bu olumsuzluklar İçinde ne yapacak bu insanlar? Kiralık katil mi olacaklar? Çek senet mafyasının adamı mı olacaklar? Misyonerlerin yardımlarıyla geçinip dinlerini mi değiştirecekler? Bütün bu yanlış işleri yapmasınlar ve hatta bütün bu yanlış işlerin yanına bile yanaşmasınlar diyecek olursanız, söyler misiniz, yoksul insanlar, kimseye muhtaç olmadan yaşayabilmek için ne yapmalılardır öyleyse?
Tabi ki devletin olması gereken yardımlarına ihtiyaçları vardır devlet aç olanı doyurmaya çıplak olanı giydirmeye evsiz olanı ev sahibi yapmaya okumak isteyeni, okutmaya mecburdur. Sosyal devlet anlayışı da bunu gerektirmiyor mu?
Böyle güçlü bir devletin var olabilmesi için ülkede çıkan veya kaldırılan yasaların belli bir zümreye Hitap etmemesi ve bu zümrenin devletin içinden ve yönetiminden elinin çektirilmesi devleti hortumlamalarının engellenmesi gerekmektedir. Bu sürece dur Diyen birileri çıkmadığı takdirde Afrika’nın herhangi bir ülkesi olacağımız günler çokta uzak değil.



