Adıyamana Hızla Sahip Çıkılmalı!..
Adıyaman’a Hızla Sahip Çıkılmalı!..
Hızla gelişmekte olan ilimiz modern bir kent olma yolunda önemli adımlar atmakla birlikte bu gelişmişliğin Fiziki değişim ile birlikte, olması gereken ekonomik gelişim istenilen düzeyin altında kalınca mekanizmalardaki aksaklıklar da ön plana çıkmaktadır.
Hayat standardının çok üstünde ekonomik edinim sağlayanlar ile hayat standardının çok altında ekonomik edinimleri bulunanların bir arada yaşamaya çalıştığı ve orta direk denilen kesimin tükenip standartların altına düşmesi ile Adıyaman karmaşık bir yapıya sahip oldu.
Bütün bu olumsuzluklara devlettin de bakış açısını eklediğimizde Adıyaman’ı kaderi ile baş başa bırakılmış bir il olarak tanımlayabiliriz. İlimizin bu günkü tablosunu incelediğimizde devletin bize üvey evlat Muamelesi yaptığını söylememiz abartı olmaz sanıyorum.
Bulunduğumuz coğrafi yapı itibarı ile çevremizde cereyan eden PKK olayı uzun yıllardır ülkemizin kanayan yarası baş belası olmuştur. Bu meselede verilen Şehitlerimizle beraber 30 yıla yakın bir zamandır ülke bütçesinin üçte birine yakın bir kısımda terör belası ile mücadeleye ayrılmıştır.
Ama Adıyamanlı devletine milletine ve bayrağına olan sevgisini burada da belgeleyerek bütün bu bölücü olayların dışında kalmıştır. Ama gelin görün ki açlık ta kaderi olmuştur. Tütünden sonra hayata geçirilemeyen veya yanlış uygulanan tarım politikaları ilde yaşayan nüfusun yarısından çoğunu açlığa mahkûm etmiştir.
Köylünün elinden tütünü almakla ona alternatif ürünler sunmadan veya destek primlerini yeterli şekilde vermeden bu insanlardan ne beklersiniz?
Elbette köyden kente bin bir umutla göç edeceklerdir. İşsizler ordusuna yenilerinin eklenmesinin yanında ucuz işgücünün ortaya çıkmasına neden olacaklardı ve öyle de oldu zaten.
İş bulamayanların ise patates için Nevşehir, fındık için Giresun, kayısı için Malatya vb. illere Irgat olarak gitmek zorunda kaldılar. Bu mevsimlerde Trafik Terörünün aldığı canların hesabı, geride kalanlarına kâr kaldı.
Acıda olsa bütün bunlar geride kaldı şimdi Adıyaman’ın kurtuluşu için neler yapılmalı Bunlara bakmak lazım. Son yıllarda gelişen olaylardan sonra net olarak anlaşıldı ki Adıyaman’ın ekonomik Refahı ve kurtuluşu sanayi den çok tarımla olabilir.
Bu noktadan sonra yapılması gereken bütün Sivil Toplum Örgütleri, siyasi ve bürokratlar, ilimizde yetişmiş aydın insanlardan oluşturulacak bir Komisyon gerekli fizibilite çalışmalarını yaparak ilimizdeki tütünden sonra yaşanan ekonomik çöküşün vb. sorunları brifing halinde devletin en alt kademesinden en üst kademesine kadar detayları ile anlatmaları, devletinde kendisine bu kadar bağlı olan bir kentin taleplerini ciddiye alıp gerekli yatırımları yapma zorunluluğu vardır.
Çünkü Adıyamanlı bunu gerçekten Hak Etmektedir. Aslında yapılacak işler o kadar da zor değildir planlı, programlı ve bilimsel bir tarım politikası izlenir Finanse de edilirse Adıyamanlı ekonomik bağlamda iyi bir refah seviyesi yakalayabilir.
Bilindiği gibi ilimiz topraklarında turunçgiller hariç her türlü ürün yetiştirilebilir. Bu bağlamda ilk olarak bir TOPRAK TAHLİL merkezi kurulmalı bu yöntemle topraklarımız hem verimli hem de mantıklı kullanılmalıdır.
Ayrıca tarımda ayağa Kalkabilmenin tek yolu sulu tarım olduğundan kısa vade de KOÇALİ ve GÖMÜKAN barajları bitirilmelidir. Yapılacak bu yatırımlar köylerimizi daha cazip bir hale getirecek ve yaşanılabilir yerleşim merkezleri olmasını sağlayacaktır.
Devletine karşı bütün görevlerini eksiksiz yerine getiren Adıyaman’ın böyle bir beklenti içerisinde olması yadırganmamalı dolaysısı ile devletimiz hak etiğimiz yatırımları en kısa zaman zarfında hayata geçirmek sureti ile SOSYAL devlet anlayışının gereğini yapmalıdır.