Ak partinin kapatılması ile alakalı yapılan başvurudan sonra ülkemiz özellikle ekonomide soru işaretlerinin yoğun olduğu bir döneme girdi.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor's, Türkiye'nin kredi notunu düşürdüğünü açıkladı. Uzmanlar, S&P'nin açıklamasındaki ' artan kısa vadeli siyasi belirsizlik ' vurgusunun Anayasa Mahkemesi'nin kapatma davasını kabul etmesine işaret ettiğini kaydetti.
Mart ayı fiyat artışları ise enflasyon canavarının ayak seslerini hatırlattı. Buna göre, üretici fiyatları geçen ay yüzde 3,17 artarak uzun bir aradan sonra yıllık da yüzde 10,5 ile yeniden çift haneli rakamlara çıktı. Tüketici fiyatlarındaki artış da yüzde 0,96 ile tahminlerin üzerinde gerçekleşti.
Yıllık enflasyon TÜFE'de ise yüzde 9,15'e yükseldi. Ekonomistler, geçen ay artan döviz kurlarının fiyatlara yansıdığını belirtiyor. Sanayici ve üreticilerin kurdaki yükselişi fiyatlara yansıtması sebebiyle geçen ay imalat sanayi fiyatları yüzde 3,99 arttı.
Tüfe'deki büyük artışı endişe verici bulan HSBC stratejisi Fatih Keresteci, "Art arda olumsuz haberler mali piyasalarda sert satış baskısına yol açıyor." Bear and Stearns ekonomisti Tim Ash ise notun düşürülmesi ve enflasyon verilerini 'olumsuz' bulurken, şu yorumu yaptı: "Bütün bunlar Merkez Bankası'nın faiz indirimi yapma imkânını azaltıyor.
Eğer liranın değer kaybetme eğilimi sürerse, Merkez Bankası faizleri artırmak zorunda kalabilir. İşte verilen bu teknik bilgilerden sonra, Kredi notunun düşürülmesi ve yaşanan belirsizlik Dolar tekrar 1,30, Euro da 2 YTL'nin üzerine tırmandırdı. Faiz de yüzde 18,36'ya çıktı. Bütün bunlara paralel olarak ülkede her gün onlarca esnaf işyerine kilit vurmak zorunda kalıyor ve her gün yüzlerce insan işinden oluyor hem de hiçbir hak arama şansı olmadan.
Şimdi gelinen bu noktada kendime sormadan duramıyorum ülkede yaratılan bu tablonun kime ne faydası var?
Hem de gelecek günlerle alakalı bir yığın belirsizlik varken. Bu ülkenin huzur ve istikrarı neden hep birilerini rahatsız ediyor ve müdahale etme gereği duyuyorlar? Bu nasıl bir güçtür ki Milletin İradesini hiçe sayabiliyor?
Anlamakta güçlük çekiyorum açıkçası.
Mesele Ak partinin kapatılması falan değil veya mevcut hükümetin ülkeyi kusursuz yönettiği de değil. Bizi ilgilendiren ülkede yapılan bütün hesapların faturasının halka çıkarılması ve halkın yaşanan Her olay sonrası mağdur edilmesi.



