8 Mart dünya kadınlar günü tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çeşitli etkinliklerle kutlandı.
Yüzyılın başlarında çeşitli ülkelerde kutlanan bu anlamlı gün 1960’ların sonunda Amerika da kutlandıktan sonra bütün dünyada kutlanmaya başlandı.
Ülkemizde ilk olarak 1921 yılında emekçi kadınlar günü olarak kutlandı ve 1975 yılından sonra Ülkemizin içinde bulunduğu özel durumlar haricinde her yıl kutlanarak günümüze kadar geldi
Peki, kimdi kadın?
Kadın sevgidir, kadın güçtür, kadın merhamettir, kadın kutsaldır. Kısacası kadın başlı başına bir hayattır yaşamdır. Ancak yaşamımız kadın olunca anlam kazanıyor.
Onlar değilmi dünya ya merhaba diyebilmemiz için onca acılar çeken analarımız. Onlar değil mi?
Uğruna acı çektiğimiz hasret çektiğimiz türküler yaktığımız dünyayı bir pula sattığımız sevdalarımız Onlar değilmi en karamsar dönemlerimizde kendimize sığınak olarak gördüğümüz ve sığındığımız bacılarımız
İşte bu kadar kutsal olguları bünyesinde barındıran kadınlarımıza yaklaşımımız ve bakış açımız. Yapılan çeşitli araştırmalara göre dünyadaki işlerin yarısından fazlası kadınlar tarafından görülüyor ama kadınlarımızın buna karşılık gelirleri toplamın ancak dörtte biri düzeyinde.
Ülkemizde de son yıllarda değişime yüz tutsa da kadınların ikinci sınıf insan muamelesi gördüğü gerçeği duruyor karşımızda ülke yönetimindeki kadınlarımızın sayısına baktığımızda bunu net olarak görebiliriz
Ayrıca şiddete maruz kalan kadınlarımızın sayısı da bir hayli fazla ülkemizde İntihar vakalarının tamamına yakınını kadınlar teşkil ediyor ki buda kadına olan bakış açımızın en somut örneği olsa gerek.
Kabul edilmesi gereken bir gerçekte tarihten bugüne erkekler her fırsatta kadının çaresizlik ve zayıflığından yararlanmış onlara baskı uygulayıp içgüdüsel egolarını tatmin etmek sureti ile hakir görmüşlerdir.
Kentlerde bu bakış açısı birazcık değişse de. Özellikle kırsal kesimlerde kadına bakış açısı neredeyse yüzyılın başındaki kadar acımasız ve tehlikeli boyutlarda işlenen töre ve benzeri cinayetler bunun en açık göstergesi olsa gerek.
Oysa kurtuluş savaşında kadınlarımızın başarıları tarih kitaplarımızda tazecik duruyor.
Hem dinimizde hem de çağdaş medeniyet ilkelerinde kadına farklı değerler verilmiştir.
Peygamber efendimiz(s.a)bir hadislerinde bana dünyayı üç şey sevdirdi namaz, güzel koku ve kadın.
Burada kadının değerini net olarak algılayabiliriz.ülkemizi çağdaşlaştırma mücadelesini veren Mustafa kemal Atatürk ‘şuna kani olmak lazımdır ki dünyada bütün her şey kadının eseridir’ diyerek kadının önemine değinmiştir.
Neticede ülke olarak kadına bakış açımızı mutlaka değiştirmek zorundayız çünkü günümüzde olduğu gibi kadının yeri ayakaltı değil baş tacı olarak değişmelidir unutulmaması gereken bir gerçekte cennet dahi kadın olan analarımızın ayağı altına serilmiştir.
Kadınlarımızın hak etikleri değeri bulmalarını ümit ederken bütün kadınlarımızın 8 Mart dünya kadınlar gününü kutluyorum.



