22 Temmuz 2007 Seçimlerinde milletin %50’ ye yakın bir oy potansiyeli ile iktidara taşıdığı AK Parti, “ Cumhurbaşkanlığı “ konusunda sorumluluğu milletin üzerine 200 Trilyonluk bir yük yıkarak kurtulmak istiyor.
AK Parti istese bu konuyu referanduma götürmeden meclisten geçirebilir. Ancak bu büyük bir sorumluluk gerektirdiğinden olası her türlü kötü şartları düşünen AK Parti sorumluluktan kaçarak bu sorumluluğu halka bırakarak kendisini korumayı düşünüyor.
Ne yapılmak isteniyor?
Birincisi; Referandum sonucunun büyük ihtimal ile AK Partinin istediği doğrultuda çıkması gayet normal. AK Parti bunun bilincinde. O yüzden çok rahatlar.
“ Millet istedi biz de gereğini yerine getirdik “ diyerek bu sorumluluktan kurtulacaklar.
İkincisi; Referandumun yolu açılmış olacak ve bundan sonra her önemli konuda Referanduma gidecekler.
“ Bir taşla İki Kuş Vurma Meselesi “
AK Parti bu davranışı ile hem kendi istediklerini yani zaten yapacakları, çıkaracakları kanun vs.leri halka sunacak ve halk da seve seve evet diyecek.
Halk da bu hükümet bak her önemli konuda bize danışıyor diyerek hükümete desteğini arttıracak Böylelikle AK Parti gücüne güç katmış olacak. Aynı zamanda da bu önemli mevzuların sorumluluğundan hükümet olarak kurtulmuş olacaklar. Çok kurnazca.
Örneğin; yarın Türban meselesinde de konuyu referanduma getirecek ve belki de sonucu bir şekilde “ Hayır “ olarak çıkartılacak ve o zaman dönüp bangır bangır meydanlarda halka yüklenecekler; “ bu yaygaranız neden di o zaman “ deyip türban meselesini de kapatmış olacaklar.
AK Partinin %50’ ye yakın bir oranla iktidar olmasına rağmen yani; halk zaten size her türlü yetkiyi kullanmanızı sağlayacak oranda oy ve yetki vermişken ve CHP’ ye muhtaç olmayasınız diye de bir-iki parti yedeğinize vermişken 200 Trilyonu heba etmenin bu şartlarda ülkemiz menfaatine olmadığı kanısındayım.
CHP Genel Başkanının “ Sandığa Gitmeyin “ çağrısını ise, kendisini demokrasiye inancı olmayan biri olarak hafızalarımıza yeniden kazımaya sevketmiş düşüncesizce yapılmış bir çağrı olarak nitelendirmek gerekir.
Elinden geliyorsa referandum yapılmasını engelle. Meclis çatısı altında halledin bu meseleyi de.
Ama referandum olacaksa da Halk sandığa muhakkak gitmelidir. O zaman geriye bu konuda halkı bilinçlendirmek tutarlı açıklamalar yapmak da yine Muhalefet partilerine düşmektedir.
Sandığı gidecek olan halk bu sandıktan evet çıkmasını veya hayır çıkmasını sağlayacaksa o zaman sizlerde halkı bu konuda yeterince aydınlatır ve sonucun AK partinin istediği gibi çıkmasını engellemiş olursunuz.
Sonuç ne olursa olsun ortada yazık olacak bir durum varsa bu güzelim ülkenin hazinesinden boşa çıkacak olan 200 Trilyona yazık olacak.
Bu 200 Trilyonun bize geri elektrik, su ve yol olarak değil bunlara vb.lerine gelecek zamlar ile bizim cebimizden çıkacak olması da cabası.
Ne bize sorun ne de acısını bizden çıkarın.
Kardeşim tüm yetkileri verdik zaten size kendi başınıza Mecliste halledin de o sıradaki zamlardan kurtulalım bari.



