Halkın umudu bir nehre benzeyen ve o nehri besleyenlerdir. Ölüm arayanlar bu nehrin önünü kesilsin isterler.
Bilmezler ki önü kesilen nehir derinleşir ve taşar. Gayeleri nehirlerin kurumasıdır. Bakarlar dağ su olmakta; gözyaşı irileşir, dağlaşır nehre doğru yuvarlanır ve köpürür gider ve halkın yüreğinde türküyle dillenir: " Şarkışla'ya düşürmesin Allah sevdiği kulunu / Gemerek'te çevirmişler Deniz Gezmiş'in yolunu. "
Amerikan emperyalizminin karşısında yer alarak ülkemizin emperyalist ülkelerin çıkarlarına peşkeş çekilmesini ve eşkıyanın dünyaya hükümdar olmasını, vatan toprağının işgal edilmesini istemediler. İncirlik üstünün Amerika tarafından kullanılmasına karşı çıkarak emperyalizmin gayri milli olduğuna, ona karşı mücadelenin suç olmadığına; bağımsızlığın Mustafa Kemal’den armağan olduğuna inandılar.
Bunun içindir ki, önümüzdeki sorun amerikan emperyalizmidir. Emperyalizm, yoksul ülkelerdeki en ufak bir kıpırdanmadan rahatsız olur. Bunun için de ne pahasına olursa olsun bağımsızlık mücadelelerini daha zayıfken ezmek yok etmek ve kendi hâkimiyetini devam ettirmek ister.
Ne yazık ki; Türkiye de hala kalkınamamış olup, yarı bağlı durumdadır. Türkiye’nin kalkınması ve halkın daha iyi bir seviyede yaşamasının yolu tam bağımsızlıktan geçer.
Bu yazıyı Refik Durbaş’ ın Yıldönümü şiiriyle noktalayalım:
Yıldönümü
Yetim komadı hiçbir
Zaman umudu dağlar.
Elinde çiçeğe duran lüver, parkan
Ve direncin
Hıyanetin azgın sularından çaldığından beri ölümü
Can yoldaşım, al aydınlığım, öz bilincim
Sessizliğe hükümlü kılma öfkeni
Kutlu olsun bir kez daha inancın yıl dönümü.