SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
Web Stats
Yazı Karakteri Boyutu:
   
16 Nisan 2008 Çarşamba 17:51
  Okuyucu Mektupları
  ozgkara@hotmail.com
KORKU İMPARATORLUĞU
 
 
KORKU İMPARATORLUĞU
Korku içinde yaşayan asla hür değildir
                                          HORATİUS 

 

Korku kültürü bir dünya görüşü, yaşama bakış tarzı ve bir algılama zemini oluşturmaktadır. Korku güçlünün güçsüzü sindirerek ezdiği bir yaşam biçimi ortaya koyup güvensizliği beraberinde getirir…
 Kimi insanlar karanlıktan, ölümden, gelecekten, bazıları bencillikten, faşizmden, tecavüzden, şiddetten, işkenceden, kimileri yükseklikten, işsiz kalmaktan, kimisi karanlıktan, kimiyse cinsel kimliğin ortaya çıkışından korkuyor.
 Bazı korkular çocukluktan veya aileden genetik olarak gelirken bazılarıysa “toplumsal baskı” ile oluşuyor. Sistemin çarklarının daha iyi dönmesi korkutarak sağlanıyor.
 Egemen anlayış, hakkını vermeme ve parayı kendi çıkarı için kullanma şeklinde korkutmayı en iyi yol olarak kabul ediyor.
 Para merkezciliğin toplumda yarattığı en önemli korku, geleceğin belirsizliği ve işsizliktir.
 Sosyal güvenlik, belli kesimler için risklerin sonuçlarını ortadan kaldırarak ya da azaltarak yarınını az çok ta olsa güvence altına alıyordu, çalışanları kaygıdan uzak tutuyordu. Böylelikle insanların daha rasyonel, insana muhtaç ve savrulmasını önlüyordu.
 Bu tür insan her an hakları için başkaldırıya hazır yani kapitalizm için tehlikeli insandı. Sistemin bu insanı yok etmesi gerekiyordu. Öyle de yapılmaktaydı. Sosyal güvenliği etkisiz kılmak ve korkutma ile kaygılı insanı yaratmak aynı noktaya işaret eder. Mevcut olan sistem kendisine güvenen insana karşıdır.
 Egemen anlayış korku ve zora dayalılığı kabul etmekte…
 Korku ve zorlama, verimliliğe ve üretkenliğe yansır. İşsiz kalmak gelirden yoksun olmak korkusu onu boyun eğmeye, koşulsuz kabule zorlamaktadır.
 Yarışmanın olduğu yerde bir kazanan bir kaybeden bulunur…
 Rekabet, serbest pazarcı temel özelliği ile korkunun da kaynaklarından birini oluşturur. Rekabette, kaybetme korkusu nedeniyle insan insanı tanımaz olur. Birisinin başarı hırsı ve kazanma isteği bir başkasının kaybetmesini ve beraberinde yıkımını getirir.  Rekabet, insanlar arasında kuşkunun, kıskançlığın, nefretin de temel sebebini oluşturarak, dayanışma duygusu ile paylaşım isteğini de yok eder.
 Günümüzde gazetelerin üçüncü sayfalarına yansıyan olaylarla televizyon haberlerinin içeriğine iyi bakınız. “Reyting”i arttıran olaylar dolaylı yoldan bir ölüm korkusunu her gün insanların beyinlerine işleyerek yani korkuyu kullanarak topluma korku aşılamamakta mıdır? 
W. Shakespeare, “ Korkmak ” adlı şiirinde şöyle diyordu:
 İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor.
 Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için.
 Düşünmekten korkuyor sorumluluk getireceği için.
 Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
 Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için.
 Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için.
 Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi birşey vermediği için.
 Ve ölmekten korkuyor aslında yaşamayı bilmediği için…
 Özgürlüklerimizi kısıtladığının da bilincinde olarak yazıyı Goethe’nin güzel bir sözüyle, “ korkacağımız tek şey korkunun kendisidir ” diyerek noktalayalım.
 
Özgür KARAKAYA/Bursa
Bu yazı toplam 92 defa okunmuştur
Yazarın Diğer Yazıları

Kayan Yazı
    Gazete 1. Sayfaları
    Linkler
adıyaman
adiyaman haber
Yusuf DÜNDAR
adiyaman
Gölbaşı Haber
gölbaşı haber
Cenk GÜLEN
adıyaman
Naif KARABATAK
adiyaman
Kanal5 TV
Kanal 5 Sorumlusu İhsan Kuzu
Sincik Haber
Şehit Tahir YETKİN
Tüm Yazarlar
    Anket
    Milletvekillerimizin Adıyaman ile ilgili çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?
    Evet
    Bazıları Çalışıyor
    Hayır
    Bilmiyorum
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008