SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
Web Stats
Yazı Karakteri Boyutu:
   
31 Temmuz 2008 Perşembe 20:24
  Kemal ÖZER
  MHP lideri Bahçeli
Aba Altından Sopa Gösterildi
Aba Altından Sopa Gösterildi
 
Türkiye gitti, geldi ve rahatladı. Bundan sonra sorumluluk, hiç kuşkusuz iktidara partisinde… Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın da ifade ettiği gibi Ak Parti, partileri kapatmayı zorlaştırıcı düzenlemeleri en hızlı şekilde yapmak zorundadır. Bununla da yetinmeyerek 'Siyasi Partiler Kanunu'nu bütünüyle yenilemelidir.
Mahkeme Başkanı'nın konuşma tonu ve heyecanı, hemen herkesi ' Ak Parti kapatıldı ' düşüncesine sevk ettiği [bundan en hızlı çıkarımı odatv sitesi 'Ak Parti kapatıldı' diye manşete bile taşıdı] sırada, 'kapatılmadı' cümlesi üzerine yüreklere su serpti. Yüreklere su serpti derken, elbette kapatılmaya karşı olanları kastediyorum.
Aslında başkanın konuşması iki tarafı birden şok etti. Başkanın konuşma tarzı, kapatılmasını bekleyenler için ciddi bir sevinç oluştururken, “Ak Parti'nin kapatılmasıyla ilgili açılan davanın sonucunda AK Parti kapatılmamıştır” cümlesiyle de adeta yıkıldılar. Bu karar cümlesine kadar 'kapatıldı, ancak başkan yumuşatmak için bir türlü kapatıldı kelimesini diyemiyor' diye düşünenler ise adeta bayram ettiler.
Haşim Kılıç'ın karar açıklamasının hemen ardından Âlem Fm'de konuşan bir yorumcu, yaşadığı şokun etkisiyle olsa gerek büyük bir hayal kırıklığı yaşadıklarını itirafı edercesine, ' Aslında 6+4 Ak Parti'nin kapatılmasını istedi ama kapatılamadı ' dedi.
Başkanın konuşmasındaki heyecan ve ses tonu şayet bilinçle seçilmiş ise oldukça başarılı idi. Yok çaresizlikten ise, başkan durumu iyi toparladı. Buna karşın başkanın mahkeme hakkında yapılan eleştirilere verdiği yanıt ise kabul edilebilir bir üslup değildi.
Çünkü Anaysa Mahkemesi, Anayasanın “Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları, gerekçesi yazılmadan açıklanamaz” demesine rağmen, bu kurala uymama konusundaki ısrarı ile Yüksek Mahkeme'nin İnternet sitesindeki 'görevler' bölümünde açıkça ifade ettiği 'Mahkeme, Anayasa değişikliklerini şeklen inceleyebilir, öz bakımından denetleyemez' şeklindeki kendi yazdığı hükmü bile yok sayarak, ' öz denetimi ' yapmış olmasını bekliyor demektir. Bilinmeli ki bu imkânsız bir taleptir. Anayasayı yok sayan bir mahkemeyi eleştirmek, herkesin doğal hakkıdır. Yüksek Mahkeme'nin kararının geçerliliği başka bir durumdur, hukukiliği başka bir durum.
Kapatma davasının açılmasından bu yana Başbakan'ın krizi iyi yönettiğini söylemek yanlış olmaz. Ülkeyi krize sürükleyen sürecin uzatılmadan yönetilmesi, oldukça doğru idi. Aslında Yüksek Mahkeme'de zamanı doğru kullandı ve bu açıdan oldukça başarılıydı.
Başbakanın karar sonrasında yaptığı ilk açıklamadaki beden dili de açıklamasının içeriği kadar başarılıydı. Başbakan bu durumdan ders çıkarmış gözüküyor. Elbette gözükmek yetmiyor. Gereği yapılmalı, hatta bir adım daha atılarak partideki bazı bostan korkuluklarından ve derin ilişkilere sahip kişilerden [kim olduklarını başbakan çok iyi biliyor] bir an evvel kurtulması da şart. Vakit kaybetmeden çözüme yönelik adımları da atmak zorundadır.
Kısaca altısı 'kapatılsın' derken dördünün 'hazine yardımının yüzde ellisini kestiği' cezanın dört oyla alınması ayrı bir merak konusudur. Bu şekilde nasıl karar verilebilir? On üye hazine yardımının kesilmesi yönünde oy kullanmışsa, kapatılması yönündeki oyun hiçbir değeri olamaz ve karara da yansıyamaz. Bu karar açıkça Ak Parti'ye aba altından soba göstermedir ve içeride çok derin önemli tartışmaların yaşandığının da habercisi. 'Tarihe tanıklık' ettiğini söyleyen raportör (yazanakçıJ) yahut üyelerden birinin hatırlarını yazmasını mı bekleyeceğiz yoksa benim gibi içeriden bilgilerin sızması pek yakındır diyenlerden misiniz?
 CHP lideri Baykal'ın "Mahkeme krizi çözememiştir, tespit etmiştir" şeklindeki hayal kırıklığı yaşadığını gösterdiği cümlesi ile yine kendine şaşırtmadı. Baykal rakibini sandıkta tarihe mâl etmek yerine, mahkemede yemeye çalışmasını kimse yadırgamayacaktır. Buna karşın DSP lideri Sezer ise herkesin karara saygı göstermesi gerektiğini belirterek, “Şimdi bize siyaseten Ak Parti'yi yenme fırsatı yaratıldı” diyerek Baykal' arasındaki farkı ortaya koymuş.
MHP lideri Bahçeli ise “ Karardan memnuniyet duyduk. AKP bu süreçten ders çıkarmalı” şeklindeki açıklamasına karşın DTP'nin yeni lideri Ahmet Türk “Anayasa Mahkemesi demokrasi açısından önemli bir sınav verdi" diyerek partisi hakkında kapatma davası için beklentisini içeren bir açıklama da bulunmuş.
Bir siyasi partinin, üstelik iktidarda olması nedeniyle amiri olan bir partinin kapatılması ile ilgili 'aptalca' soruya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt, “ Ben Anayasa Mahkemesi'nin kararını nasıl tahlil edeyim. Benden bu konuda bir yorum beklerseniz üzülürüm, beklememeniz lazım ” diyerek sorumluluk taşıyan bir cevap veriyor.
Halkın yüzde 47'sinin oyunu almış bir partinin kapatılması için, hakkında hiçbir yargı kararı olmamasına karşın bir savcının dava açabiliyor olması, ülke demokrasisinin nasıl bir risk altında olduğunu açıkça göstermektedir. Bu risk, ülkeyi demokrasinin yanı sıra ekonomik, siyasi ve toplum barışı açısından da büyük bir açamaza sürüklediğini bir kez daha gördük.
Kuşkusuz bu ayıp, savcıya ait değil bu yetkiyi savcıya bırakan siyasilerindir. Geçmiş geçmiştir demeye kimsenin hakkı yok. Bugünden itibaren siyasi partilerin 'terör suçu' işleme dışında diğer fiillerinden dolayı kapatılmasını engelleyici düzelmeleri yapmak, Ak Parti'nin boynunun borcudur. Savcının elbette kapatma davası açma yetkisi olmalı ama bu yetki 'terör suçunun yargı kararı ile kesinleşmesi koşuluna' bağlı olmalıdır. Buda yeterli değil, bu kararın Anayasa Mahkemesi'nde değil TBMM'de karar bağlanması koşulu getirilmelidir.
Bu ülke, bir ileri iki geri gitmekten bîtap düşmüştür. Yetmiş milyonun kaderi birkaç kişinin kararına bırakılamaz. Türkiye bu riskten bir an evvel kurtarılmalıdır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı olsanız ve Ergenekon zanlısı biri sizi de “ Savcı, kırmızıçizgiyi çiğneyip bölücülük ya da dincilik yapan siyasi partiye dava açmasın, görür gününü ” şeklinde tehdit etse, sizde bu davayı açar mıydınız? Hemen 'hayır' demeyin. Google'dan derlenen ve Anayasa Mahkemesi'nce de yok sayılan bu deliller(!) yardımıyla açılan bu dava belki de can havliyle açılmıştır. Korku da insanidir.
Bu yazı toplam 117 defa okunmuştur
Yazarın Diğer Yazıları

    Gazete 1. Sayfaları
    » Piyasalar
$ USD
1.6770
€ Euro
2.0980
IMKB
21.966
Altın
41.63
    Linkler
Adıyaman Haber
Bir İnsanlık Dramı
Yaşam
Yatırıma Davet
Adıyaman Haber
MASAK Uyardı
Naif KARABATAK
gazete adıyaman
Bilal KARADAĞ
adiyaman-haber
Kahta Haber
kahta haber
Kahta Haber
kahta haber
Çelikhan Haber
çelikhan haber
adıyaman
ADİYAMAN-HABER
Adıyaman Haber
adiyaman-haber
İsmail Hakkı KOÇAK
gazete adıyaman
Kanal5 TV
Kanal 5 Sorumlusu İhsan Kuzu
Sincik Haber
Şehit Tahir YETKİN
Tüm Yazarlar
    Anket
    Milletvekillerimizin Adıyaman ile ilgili çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?
    Evet
    Bazıları Çalışıyor
    Hayır
    Bilmiyorum
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008