SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
Web Stats
Yazı Karakteri Boyutu:
   
11 Eylül 2008 Perşembe 15:22
  Kemal ÖZER
  adıyaman
Su güvenliğinde sorumlu kim?
Su güvenliğinde sorumlu kim?
 
Son günlerde suda arsenik tartışmaları yaşanıyor. Kimi suları içmeyin derken kimi 'arsenikli sudan 77 yıl içmeniz gerekli ki arsenik sizi öldürebilecek duruma gelsin' diye görüşler ifade ediyor. Yani hep olduğu gibi yine ifratla tefrit arasında dolaşıyoruz.
 Kütahya, Malatya, İzmit, Aksaray, İzmir'in suları farklı nedenlerle gündeme geldi. Netice: Türkiye hala sağlıksız su tüketmeye devam etmektedir. Kimse sorunun nedenlerini araştırmıyor.
 Türkiye garip bir ülke. Bir konu gündeme bomba gibi düşüyor. Herkes üç beş gün o konuyu konuşuyor. Ardından unutup gidiyor. Yani hayata hiçbir şey yokmuş gibi kaldığı yerden devam ediyoruz. Sonuç olarak: Bildiğimizi okumaya devam ediyoruz.
 Gerçek şu: Su içen içene yılan bile dokunmazmış lakin Türkiye'de sular herkese dokunuyor. Peki, ama neden ve bu neden değişmiyor?
 İçme ve kullanma sularından sorumlu kurum Sağlık Bakanlığı'dır. İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik gereği Sağlık İl Müdürlükleri yıl boyu içme ve kullanma sularının kaynak ve tüketime sunulduğu son noktadan numuneler alarak Bakteriyolojik ve Kimyasal, klor bakiyesi gibi açılardan analiz ediyor. Bu numunelerin tetkik sonuçları Sağlık İl Müdürlüklerinin her yıl yayınladıkları istatistiklerde özel bir bölüm olarak yer alır.
 2006 yılında tüm illerinden Sağlık Müdürlüklerinin sitelerini inceleyerek bu istatistikleri incelemiştim. 2006 ortalarında 81 İl Sağlık Müdürlüğünün sadece 17'si web sitesine bu bilgileri koymuştu. Geriye kalanın ya web sitesi yok yahut veri siteye konulmamış. Bu yazı vesilesiyle sitelere tek tek yeniden girdim. Garip bir durum gelişmiş. Birkaç il hariç istatistikler ya hala eski yıllara ait yahut siteden eskilerde tümüyle kaldırılmış.
 Geçtiğimiz yıl Hıfzıssıhha'nın Kütahya'nın Emet İlçesi içme suyu şebekesinde yüksek oranda arsenik bulunması üzerine içme suyu kullanımı da yasaklanmıştı. Şimdi ise İzmir suları arsenikli olduğu için gündemde. Bugüne kadar İzmir İl Sağlık Müdürlüğü Bakteriyolojik ve Kimyasal, klor bakiyesi verilerini sitesine koymazken son iki aya ait tüm ilçelerin su arsenik analiz sonuçlarını koymuş. Bu verilerde arsenik yönetmeliğin belirlediği oranların 4 kata kadar yükseldiği görülüyor. Valilik ise durumu Cumhuriyet Savcılığı intikal ettirmiş ve suların tüketilmemesi için uyarı yayınlamış.
 Arsenik nedir?
 Atom numarası 33 olan arseniğin sembolü ise AS'dır. Toksik (zararlı madde) ve kanserojen  bir maddedir. Bilim adamları 'Az miktarda uzun süre alınması sonucu DNA hasarına neden olan arseniğin, birtakım kanser yapıcı genlerin ortaya çıkmasına kolaylık sağlar' diyorlar.
 Prof. Dr. Kayıhan Engin 'Uzun süre düşük oranda arsenik alınmasının kanserden nörolojik birtakım rahatsızlıklar, işitme kayıpları, şeker hastalığı, akciğer ve karaciğerde hasar, çocuklarda gelişme anomalilerine ve kan bozukluklarına yol açıyor. ABD'nin Utah Üniversitesi'nde bu konuda yapılan bir çalışmanın sonuçlarına göre de erkeklerde hipertansiyona bağlı kalp, böbrek hastalıkları ile prostat kanseri, kadınlarda da yine kalp ve akciğer hastalıklarına neden oluyor' diyor.
Dünya Sağlık Örgütü'ne göre ise arsenik içme sularındaki en tehlikeli kimyasal. Kanserojen etki taşıyor ve özellikle mesane ve akciğer kanseri açısından risk oluşturuyor. Bunun dışında cilt ve böbrek kanserlerine de sebep olabiliyor. Kalp damar sisteminde, beyin ve sinir sisteminde olumsuz etkileri var.
İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmeliği ve Dünya Sağlık Örgütü içme sularında 10 mikrogram/litre arsenik üst sınırı olarak belirlemiş. İzmir Konak'ta 30, Çili'de 32.5, Menemen'de 35.5, Karşıya'da 36 ve Bornova'da 40'a kadar yükseldiği görülüyor.
 İzmir'de suda arsenik çıktı. O zaman belediye başkanını günah çekici ilan edip vurun abalıya demek bir yöntemdir. Ama sorunu çözmez. Belediye Başkanı bu sorunun birinci sorumlusudur. Ama tek sorumlu asla değildir. Araştırılsa kim bilir binlerce belediyeden kaç tanesinin suyunda arsenik daha başkaca sorunlar daha çıkacak ve çıkmakta.
 Örneğin bakteriyolojik açıdan incelenen Bitlis'in sularının yüzde 48,15'i, Kars'ın yüzde 35,17'si, Muğla'nın yüzde 25'i içilemez durumda. Suyu sağlıklı il bulmak nerede ise imkânsız. Her türlü imkâna sahip illerin suyu bu halde iken binlerce köy ve kasabının suları nasıldır?
Sağlık Müdürlükleri yayınladıkları istatistiklerin altında şu ilginç nota yer veriyorlar. “Bakteriyolojik ve Kimyasal yönden Sağlık Bakanlığı İçme Suları Yönetmeliğine uygun olmayan içme ve kullanma sularının kirlilik kaynağı araştırması yapılmış ve ilgili belediyelerle işbirliği yapılarak ıslahı cihetine gidilmiştir.”
 Bu nota rağmen şehirlerin suyu yer yıl biraz daha kirleniyor. Peki, bu notu için yazıyorlar ve bu ıslah neme nem bir şeydir ki bir önceki yıla göre suların kirliliğini artıyor? Amaç zevahiri kurtarmak değilse nedir? Çok merak ettiğim bir durum var. Sağlık Bakanlığı yahut Sağlık İl Müdürlükleri şehir sularını içilebilir değerlerde sunmayarak suç işleyen belediye başkanları hakkında hiç suç duyurunda bulunmuş mudur? Bulunmadı ise toplum sağlığını belediye başkanları ve Sağlık Bakanlığı el ele riske etmiş olmuyor mu? Bu durum bir görev ihmali değil midir?
 Sağlık Bakanlığı sadece durumu tespit etmekle mi görevlidir? Önlem almak/aldırmak, çözüm üretmek/ürettirmek Sağlık Bakanlığı'nın görevi değilse tüketicinin görevi midir? Herkes evine birer su laboratuarı mı kurmalı?
 Eldeki resmi veriler göstermektedir ki, özellikle yaz aylarında, içme sularında artan mikroorganizmalar, 70 milyonun sağlığı için ciddi bir tehdittir. 400 bin nüfuslu Malatya'da, 8 bin ishal vakası görülmesi üzerine ülkemizde teyakkuza geçilirken, 2005 Ağustos'unda Konya'da sağlık kuruluşlarına intikal eden ishal vakası 10.101'dir. Daha birkaç ay önce Aksaray Belediyesi kanalizasyon ile içme suyu şebekesini birbirine karıştırarak binlerce insanın hayatıyla oynamadı mı? Belediye başkanı halktan özür dilemeye bile yanaşmadı. Yöneticiler müeyyidesi olmayan bu suçu işletmekten neden kaçınılsın?
 Güya Odtü'lü olduğu vurgulanan biri çıkmış '77 yıl içmeniz gerekli ki arsenik sizi öldürebilecek duruma gelsin' diye ahkâm kesiyor.
 Sular kaynakların kirliliği, su havzasının çevresi yahut şebekelerin yetersizliği nedeniyle kirlenir. Bazı yetkililer bazı birimlerin su şebekeleri asbestli borulardan oluştuğunu, su şebekesinin güvensizliği nedeniyle bulaşıcıların tehdidi altında olduğunu söylüyorlar. Belediyeler başkanlarımız her konunu uzmanı oldukları için eleştiri ve önerilere tümüyle kapalılar. Onlar için halk sadece beş yılda bir oy, her gün vergi verenlerden ibarettir ve gerisi teferruattır.
 Şehir şebekeleri böyle peki, petrolden pahalı satılan pet sular sağlıklı mı? Ne yazık ki onlarda da durum hiç farklı değil. Analizler bu sularında standartlar taşımadığını, çoğunda hijyenden söz edilemediğini, birçoğunda arseniğin tehlikeli boyutlarda olduğu belirtiliyor.
 Vahim tablo ortadadır. Konya'da şehrin ortasına boşaltılan bir atık yaklaşan herkesi zehirlerken acaba yağmurla ulaştığı yeraltı kaynaklarında nasıl bir tahribata yol açıyor?
 Görüldüğü gibi suyumuz bile zehir edilmiştir. Suların ezici bir kısmı sağlıklı bir yaşamı tehdit etmektedir. Bu durum Evrensel Tüketici Hakları Beyannamesi'nin Sağlık ve Güvenliğin Korunması Hakkı ve Sağlıklı Bir Çevrede Yaşama Hakkı ile güvence altına alınan 'satışa sunulan her türlü mal ve hizmetin yaşam ve sağlık açısından tüketicilere zarar vermeyecek kalite ve nitelikte olması hakkı' ile 'Sağlık koşullarına uygun ekolojik dengenin bozulmadığı bir çevrede yaşayarak, çevresel tehlikelerde korunup gelecek kuşaklar için doğayı koruma hakları'nın açıkça ihlalidir.
 Tüm insanların vebali Belediye Başkanları ile Sağlık İl Müdürleri ve Sağlık Bakanı'na aittir. Önlem alırlar mı bilmiyoruz? Konunun daha fazla ihmale tahammülü yok.
 
Bu yazı toplam 137 defa okunmuştur
Yazarın Diğer Yazıları

    Gazete 1. Sayfaları
    » Piyasalar
$ USD
1.6770
€ Euro
2.0980
IMKB
21.966
Altın
41.63
    Linkler
Adıyaman Haber
Bir İnsanlık Dramı
Yaşam
Yatırıma Davet
Adıyaman Haber
MASAK Uyardı
Naif KARABATAK
gazete adıyaman
Bilal KARADAĞ
adiyaman-haber
Kahta Haber
kahta haber
Kahta Haber
kahta haber
Çelikhan Haber
çelikhan haber
adıyaman
ADİYAMAN-HABER
Adıyaman Haber
adiyaman-haber
İsmail Hakkı KOÇAK
gazete adıyaman
Kanal5 TV
Kanal 5 Sorumlusu İhsan Kuzu
Sincik Haber
Şehit Tahir YETKİN
Tüm Yazarlar
    Anket
    Milletvekillerimizin Adıyaman ile ilgili çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?
    Evet
    Bazıları Çalışıyor
    Hayır
    Bilmiyorum
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008