Üzülerek ifade etmek gerekir ki, yoğun bir kültür bombardımanı altındaki ülkemizde özellikle batı dillerinden Türkçe’ye sözcük ve terim akışı olmaktadır. Arap sözcüklerinin ise etkisi altındayız zaten.
Bununla mücadele etmek, Türkçe’yi özendirmek, dilimizi yabancı sözcüklerden arındırmak gerekir ve bunu yapacak olan kurum ise şüphesiz Türk Dil Kurumu’dur.
Yabancı kelime kullanımına yönelik olağanüstü bir özenti var. Kitle iletişim araçlarında bu kelimeler kullanılmakta, yazarlarımızca yabancı kelime kullanma sanki çokbilmişliğin bir belirtisi olarak algılanıp sıkça kullanılmaktadır.
Evet, bunlarla mücadele etmek gerek ve Türkçe’yi arındırıp özendirmek gerek ama gülünç duruma da düşmeden.
Türk Dil Kurumu Yayınlarının “Yabancı Sözlere Karşılıklar Kılavuzu” isimli bir kitapçık geçti elime. Temelde yabancı kelimelere karşılık gelecek Türkçe sözcüklerin bulunması politikasını destekliyorum. Ancak, bazı kelimeler dikkatimi çekti ve bu kelimeleri çeşitli cümlelerde kullanarak işin makullük ve mantık yönünü düşündüm.
Bazı kelimeleri cümlelerde kullanarak anlamları üzerinde düşünelim.
Şöyle bir cümle düşünün; “ Sunucuya binerek beşinci kata çıktım. ” cümlesinden ne anlıyoruz. TKD asansör kelimesine karşılık sunucu kelimesinin kullanılmasını uygun görmüş. Asansöre binmek yerine sunucuya binmeyi kullanırsak ne kadar gülünç oluruz acaba…
Devam edelim; “ Kaliteli çekim için sayısal bir fotoğraf makinesi aldım. ” Yanlış anlamayın yeni bir icat değil. Dijital yerine sayısal kelimesi kullanılacakmış.
“ Hükümet, para şişkinliği ile mücadele etme kararı aldı ” diye bir cümle düşünelim. Ne anladınız bilmiyorum ama para şişkinliğinin karşılığını söyleyeyim, enflasyon…
“ Çocukların halk bilimi gösterisi muhteşemdi. ” Cümlesi nasıl anlaşılmadı? Yani çocuklar folklar gösterisi sunmuşlar.
“ Ayak topunda millilerimiz yarı finale çıktı ” Aslında kulağa hoş gelmese de biraz uyuyor. Futbol yerine ayak topu kullanılacakmış TDK’ ya göre. Hentbol yerine de el topu…
Evet… Şimdi güzel bir cümle; “CHP lideri, ancak ülkücü bir gençlikle ilerleyebiliriz” diye bir cümle duysanız kulaklarınıza inanamazsınız ama burada bir yanlışlık yok. İdealist yerine ülkücü kelimesi kullanılırsa böyle bir cümleden, ne anlaşılır siz hesaplayın.
“Kahtalı Mıçı nihayet güzel bir görümsetme ile hayranlarının karşısına çıktı. ” Anlaşılmadı değil mi? Yani, bir klip ile hayranlarının karşısına çıkmış.
“ Ankara’da göçüm fiyatlarına zam yapıldı ” Neye zam yapıldı deyişinizi duyar gibiyim. Kardeşim taksi fiyatlarına…
“ Yıldırıcılar 12 askerimizi şehit etti ” cümlesini hemen anladınız sanırım. Sizinde anladığınız gibi cümlenin eski hali “ Teröristler 12 askerimizi şehit etti ” şeklindeydi.
Daha başka birçok dikkat çekici kelime var. Etik yerine töre bilimi, lezbiyen yerine sevici, program yerine izlence, sabotaj yerine baltalama gibi… Yeni sözcükler türetilmiş.
Türkçe’mizin zenginleşmesi, yabancı sözcüklerden arındırılması elbette güzel ama komik duruma düşmenin de gereği yok bence. Bazı kelimeler doğal olarak oluşur ve dilimizde yerini bulur.
Güzel dilimizi komikleştirmeyelim lütfen.



