-Sevgili gak gak üyeleri hepinizi lak lak laklarım, gerekirse gak gak gaklarım. Hani selam melam demeyin irtica olur neme lazım.
-Haklısın gak gak başkanım. Biz ki, Leninci, Maocu, Komünist, moministiz ama başörtüsü üniversiteye girmemesi için cumhuriyetçi bilene oluruz icabında.
-Oluruz ya, olan Yaykal Orda Kal bizden iyi mi?
-Değil tabii. Biz üstüne üstlük komünistiz bir de, o sadece kendisini solcu sanıyor.
-Hooop! Hakkını yemeyin, kaos konusunda o da bizden geri kalmaz.
-Evet ya, neredeyse bizden daha provokatör oldu Yaykal Orda Kal efendi.
-Neyse dersi, pardon yasakçı toplantımızı kaynatmayın. Şimdi anayasa ortada, babalar gibi özgürlük de ortada. Şimdi herkes fikrini söylesin, bu kadar açıklığı nasıl kapalı hale getireceğiz?
-Haklısın her şey ayan beyan ortada. Hükümet insanların özgürlük alanını genişletiyor. Bizim sevdiğimiz komünizmde böyle bir şey yok. Hemen buna bir çare bulalım, gündüzü gece yapalım.
-Yapalım anasını satiim.
-Yapalım ya sanki cebimizden bir şey mi çıkacak.
-Yo öyle deme yoldaş, asıl gündüzü gece yapmazsak hem hortumlar kesilecek, hem de bir daha mektör olmayız, üaklayamaz, gak gak gaglayamayız.
-Valla haklısın.
-O zaman çalıştırın saksıları, pardon kafaları ve gündüzü nasıl gece edeceğimizi, açıkça anlaşılan yasayı nasıl anlaşılmaz olarak halka anlatacağımızı düşünün.
-Yav halk kim, halk kiiiim. Onlar kim oluyor. Bu ülkenin gerçek ve de en bi sahibi biziz?!
-Uygulamada öyle akıllım, kağıt üzerinde değil, yine de göz boyamamız lazım.
-Boyayalım abiiiii, şafak boya…
-Kim bu halk çocuğunu içeriye aldı, çabuk şu boyacıyı çıkarın. Buraya sadece elit insanlar girer, yani ülkenin gerçek sahipleri.
-Ama hakkını yemeyin, tam zamanında “boyayalım abi” dedi, biz de boyayalım.
-Ama nasıl?
-Şimdi şöyle olacak. Hani biz daha önce yasakçı YOK’a güveniyorduk. Şimdi YOK, özgürlükçü oldu birden bire.
-Tamam şimdi buldum..
-Eti.. Eti.. Etti.. Boyayalım abiiii! Şafak boya…
-Yine mi, neyse nerde kalmıştık ha biz ne yapalım onu istifaya davet edelim.
-Hay boş beyninle yaşayan emi.
-Ama bu kanuni değil.
-Yavuz da değil, Fatih Sultan Mehmet de değil, boyayalım abiiii! Şafak boya…
-Sanki bizim toplanmamız kanuni mi ki?
-Dediğin de doğru toplanmamız yasal değil, değil de biz sanki yasal bir talepmiş gibi er meydanına çıkarız, pehlivanlar gibi gürleriz.
-Senden pehlivan olmaz çiroz.
-Ben değil zaten içimizdeki en meymenetsiz, en tipsiz adamı sözcü seçeriz. Hani zaten başkan ya.
-Bak olur, benim bile rüyama girse ödüm şeyime karışır.
-Ee boşuna başkan yapmadık. Adam tipsizlikten kazanıyor. Sadece Komünist olmak yeteli değil, tipin de uygun olacak.
-O zaman gak gak kurulumuz amacına ulaştı, oy birliğiyle yasakçılıkta karar kıldık.
-Şak şak şak…
-Şimdi ne diye alkışladın?
-Yav halk bizi alkışlamaz, bizi sevmez, bize oy vermez. Bari kendi kendimizi şak şak şaklayalım.
-Halısın, buyurun şaklamaya.
-Şak.. şak ve de şak şak…
-Şak şaklı boyayalım abiiii, şafak boya.. gerçek laik boya, elit tabakanın boyası.
-Çıkarın şu halk çocuğunuuuuuuu!
-Devam edelim, ben dışarıya çıkacam, sizlerde arkamı kollayın. Basının önüne çıkacağız, 13 numara bakışımızı fırlatacağız ve bütün hiddetimizle YOK Başkanını istifaya davet edeceğiz.
-Yutarlar mı?
-Yutmasınlar, ülke karışsın da yutan çıkmasın. Belki inanan bir enayi olur.
-Sanmıyorum, artık boş laflara inanacak enayi kalmadı. Boyayalım abiiii, şafak boya…
-Ya kim bu halk çocuğunu yine içeriye aldı, çıkarın şu boyacıyı.
-Buyurun arkadaşlar, basın sekiz gözle bizi bekliyor. Basın beklemeye gelmez, sonra kinimizi belli odaklara ulaştırmaz.
-Halısın, bu hayat, mayat ve koltuk meselesi, hemen çıkalım.
***
Ve sabah gazetelerde “Gak gakdan sert açıklama, YOK Başkanını istifaya davet etti” şeklinde iri puntolarla yazılmış haberler çıktı. Televizyonlar şak!.. güm!… pat!.. diye ekranlarda heyecanlı heyecanlı anlattı. Tabi aynı kafadan olan gazete ve televizyonlarda…
Bunlardan hiç birisi, “yahu bu gak gaklar da kim, onların öyle bir yetkisi var mı, gitsin pinlerinde ötsünler” demediler ve gak gaklar, çirkin sesleriyle halkın kulağını tırmaladı durdu. Şükür ki, ben o hataya düşmedim; kumandayı televizyona fırlattığım gibi kökten kurtuldum. Radikal çözüm anlayacağınız… ama akşama hanıma ne diyeceğim onu çok merak ediyorum, hani bu gece sevdiği dizi var da…



