SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
Web Stats
Yazı Karakteri Boyutu:
   
27 Şubat 2008 Çarşamba 12:30
  Cenk GÜLEN
  besle kargayı oysun gözünü
Yeni Tür Taklacı Kuşlar

Sevgili okurlarım herkes zaman zaman bir şeyleri merak eder, bu doğal bir öğrenme yöntemidir bu aynı zamanda. Ben de son zamanlarda, “ son ” dediysek TBMM’de başörtüsüne özgürlük getiren yasanın tartışılması, sonrasında yasallaşma süreci ve yasallaştıktan sonra bile dansöz gibi kıvıranları gördükçe aslında dansözler değil de taklacı kuşlar konusunda beni bir merak sardı ki sormayın.

İsterseniz sorun canım, ne çıkar zaten bildiğimi okuyacam. Bildiğini okuyan sadece ben değilim, bir de yasaya rağmen bildiğini okuyan hödükler var bu memlekette…

Hani dansözle taklacı kuşu arasında ne alaka bulup, buluşturduğumu henüz kestiremedim.

Hele hele özgürlüğü “ hukuka olan saygımızdan ” diyerek yasaklamaları, böylece suç işlemeleri, yasaya karşı saygısız tavırlarını nasıl olduysa taklacı kuşlarıyla ilişkilendirdim onu da bilmiyorum.

Bildiğim bir şey var, o günden bu yana nerede yasakçı görsem, nerede kıvıran görsem, nerede yasalara karşı saygısız insanlarla karşılaşsam birden bire aklıma taklacı kuşlar geliyor ve başımı semaya kaldırıp, taklacı kuş arıyorum ama bulmak ne mümkün. Nesli tükenmiş gibi ama her yerde de gözümün önünde…

Taklacı kuşları hiç görmedim sanmayın, hatta besledim, elimde tuttum, koluma uzattım, uçurdum, yakaladım, yemini, suyunu verdim, kafesini güzelce temizledim, bakımını yaptım, bembeyaz tüylerini okşadım. Yani sevgiye dair her bir şeyi tastamam yaptım.

Ancak taklacı kuşlarla birden ilişkilendirdiklerim farklı.

Yani besle kargayı oysun gözünü cinsinden değil.

Hani memleketin ekmeğini yiyip, sofrasına bıçak saplayan vatan hainleri gibi değil taklacı kuşlar. O ayrı bir yazı konusu icabında…

Peki, efendime söyleyeyim, “ taklacı kuşları ” denilen güvercin cinsi niye takla atar, yasaları çarpıtmak için mi, zevk için mi, döne döne bir hal oldukları için mi, ellerinde olmadığı için mi, bir yerlerden kuruldukları için mi, yoksa üretim hatası mı?

Ya da yemleri ellerinden gittiği için mi deli divane takla atarlar?

Yahu size oturup belgesel gibi anlatacak değilim, hani yazarız ama azıcık deli yazarız ben ne bilim taklacı kuşlar neden takla atar?

Biz takla atanların neden attığını bulamadık ki, garibim kuşların neden takla attığını da bulalım.

Hele hele 10 santimlik suya beşinci viteste dalıp, kafasını gözünü neden yardıklarını ben ne bilim Allah’ınızı severseniz.

Ama buldum…

Üstat, Araştırmacı, Karıştırmacı, Gazeteci ve de Yazar kimliğimi şakkıdana ortaya koyarak, hatta pattıdana da ses çıkararak araştırdım, sordum, soruşturdum ve öğrendim.

Şimdi sıra taklacı mektörlere pardon kuşlara geldi.

***

Güvercinler için internette bir site açılmış, bu sitede kuşlarla ilgili bütün bilgilere ulaşıldığı gibi takla atanların neden takla attığı, kıvıranların neden kıvırdığı, dans edenlerin neden dans ettiği, şarkı söyleyenlerin aşk nağmelerini nasıl mırıldandığını ve hain kuşların her bir özelliğini anlatmışlar. (Bakınız ama lütfen, n’olur; www.taklacikuslar.com)

Ağama söyleyeyim, güvercinlerde iki farklı nedenle görülen, iki farklı tip takla varmış. Bunlardan ilki, havada uçarken hafifçe yan dönme şeklinde görülen ve aslında güvercinlerle beslenen gökdoğan gibi yırtıcı kuş türlerine karşı kazanılmış olan bir savunma uyumuymuş.

Tıpkı zorla edindikleri malları savunmak için “laiklik elden gidiyor” diye bağıranlara benziyor.

Bu, doğal olarak artık genlerine yerleşmiş (nasıl da bildim yav bende bu hastalığın genlerine bulaştığından emindim.) ve bir yaşam biçimi haline gelmiş bir özellikleriymiş.

Nasıl birilerine benzettiniz mi?

Devam edelim efendim, taklacı güvercin olarak bilinen ırklarda görülen takla davranışı da, bu şekilde bir uyum olarak kazanılmış ve ırk özelliği haline gelmişmiş.

Ve şimdi geldik zurnanın zırt dediği, pardon ilişkilendirdiğim asıl mevzuya…

Diğeriyse, vitamin eksikliği ya da bir virüs nedeniyle ortaya çıkabilen, beyine giden sinir hücrelerinin üzerini kaplayan myelin kılıfın erimesine neden olan ve havalanırken ya da uçarken denge kaybı nedeniyle takla atma, yürürken daireler çizme, başın arkaya doğru yatması (stargazing: yıldız sayma) gibi belirtilerle kendini gösteren hastalıkmış.

Bu takla zaten diğerinden belirgin olarak ayrılıyor ve sıklıkla hayvanların kontrollü bir şekilde beslenmesiyle iyileştirilebiliyormuş.

Ancak…

Ancak, karada yaşayan ve aydın olduğunu söyleyen bir tür yeni türemiş taklacı kuşlarının tedavisi de yokmuşşşşş….

Yazık, acıdım şimdi bu yeni tür taklacı kuşlara…

 

cenkgulen@hotmail.com

Bu yazı toplam 1220 defa okunmuştur
Yazarın Diğer Yazıları

    Gazete 1. Sayfaları
    » Piyasalar
$ USD
1.6770
€ Euro
2.0980
IMKB
21.966
Altın
41.63
    Linkler
Adıyaman Haber
Bir İnsanlık Dramı
Yaşam
Yatırıma Davet
Adıyaman Haber
MASAK Uyardı
Naif KARABATAK
gazete adıyaman
Bilal KARADAĞ
adiyaman-haber
Kahta Haber
kahta haber
Kahta Haber
kahta haber
Çelikhan Haber
çelikhan haber
adıyaman
ADİYAMAN-HABER
Adıyaman Haber
adiyaman-haber
İsmail Hakkı KOÇAK
gazete adıyaman
Kanal5 TV
Kanal 5 Sorumlusu İhsan Kuzu
Sincik Haber
Şehit Tahir YETKİN
Tüm Yazarlar
    Anket
    Milletvekillerimizin Adıyaman ile ilgili çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?
    Evet
    Bazıları Çalışıyor
    Hayır
    Bilmiyorum
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008