Hayatımızdan bir yıl daha akıp gitti, gözlerimizin önünde çaresizce. Belki bir yıl daha yaşlandık, kimimiz için geçen yıllar sevindirici, kimimiz için ise üzücü olsa gerek. Asker olan şafak sayıyor, cezaevinde olan ise gün, gurbete ki ise zamanın geçmesini bekliyor. Bunlar zamanın geçmesini beklerken, kimileride zamanın geçmemesi için dua ediyor.
Tıpkı iyi bir yerde, makamda ya da görevde olan, bir kimsenin günlerin geçmesini istemediği gibi. Bu yaşamda herkes bir beklenti içerisinde, kimi daha çok kazanmak için çalışıyor, kimide nasıl geçinebilirim diye çalışıyor, çabalıyor.
Zamanı durdurmak ise asla mümkün değil, her geçen gün ömrümüzden geçiyor, yarının ne getireceğini bilmeden yaşıyor, hayatı en iyi nasıl yaşayabiliriz diye sürekli çalışıyoruz. Belki 18 yaşını doldurmak için bazı kardeşlerimiz yılların çabuk geçmesini istiyor, bununla beraber yaşının 30–40–50 ve daha üstü olmasını istemeyenler de yılların geçmesini istemiyordur. Dedim ya herkes bir beklenti, bir ümit içerisinde bu yaşamda.
Kocaman bir seneyi geride bırakırken, birçok işimizde yolunda gitti, bazı işlerimiz ve hayallerimiz ise önümüzdeki yıllara kaldı. Zaten tüm beklentilerimizi, bu yıl hayata geçirebilseydik, kalan diğer yıllarda ne yapacaktık?
Bunun cevabı ise daha kolay, daha çok isteyecektik daha çok çalışacaktık. Birileri geçinmek için hesap yaparken, birileri de servetine nasıl daha fazla servet katarım diye hesap yapacaktı.
2007 yıllında nice güzellikler yaşandı, bununla beraber güzel olmayan, istenmeyen birçok olayda yaşandı ama halen hayattayız halen ayaktayız. Hani deriz ya, her şeye rağmen hayat yaşamaya değer. Kimimiz yakınlarımızı kaybettik, bazılarımız ise hayatımıza yeni bireyler kattık. Bazılarımız evlendik, kimi çocuk sahibi oldu, babalar, anneler torun sevinci yaşadı ama birilerimizde yaşamdaki en değerli varlıklarımızı belki de sonsuz uykuya uğurladık. Anlaşılan hepimiz acı, tatlı şeyler yaşadık, kocaman bir yıllı geride bıraktık.
Bizler şimdiden 2008 yıllı için bazı plan ve programlar yapmaya başladık bile. Bu yaptığımız planları, geçen yılda bu yıl için yapmıştık ama ne kadarını hayata nasıl geçirdik, onları da düşünmek gerek. Her gün, her hafta ve ay olduğu gibi her yılda bazı planlarımız olur, bunlardan bazılarını hayata geçiriyoruz, bazılarını ise hayata geçirmemize fırsat bile olmuyor.
Araba, ev alayım derken, birde bakıyoruz ki aklımıza, hayalimize gelmeyen bir olay başımıza geldi. Bu kez de elimizdeki var olan değerlerimizi kaybetmemek için uğraş vermeye çalışıyoruz. Sonrada diyoruz ki Allah’ım neydim ne oldum diye. Demek ki sürekli şükür etmeyi bilmeliyiz var olanla, kazandığımızla yetinmeliyiz “Aza kanaat etmeyen çoğu bulamazmış” derler. Evet, kazanmak için çalışmalıyız, çabalamalıyız ama asla aç gözlü olmamalıyız, kazanırken birilerinin hakkına saldırmamalı, kimsenin hakkını yememeliyiz.
Şimdi yeni yılla, yılbaşı için aldığımız milli piyango biletlerimizle bir ümitle gireceğiz. Bu biletler sadece birkaç kişiyi zengin edecek, belki de birkaç yüz kişiyi de güldürecek geride kalan milyonlarca insanımız ise sadece hayal kurmakla yetinecek. Anlayacağımız tek şey var sırtımızı beleş ve boş şeylere, şans oyunlarına ve kumara dayamayacağız, helal lokma kazanacağız, Allah’a şükür edeceğiz. Tüm bunları yaparak, ayakta kalmaya çalışacağız.
Yeni yılda, her şey istediğiniz gibi olsun, hasretleriniz bitsin sıkıntılarınız aşılsın, hayat hep sizlere gülsün. “ Her şey adına bir avuç yürekle mümkündür, cesaretiniz varsa? ”
Hayat her şeye rağmen yaşamaya ve yaşatmaya değer. Bu temennilerle siz değerli okuyucularımın yeni yılını kutluyor, her şey gönlünüzce olsun istiyorum.



