SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
Web Stats
Yazı Karakteri Boyutu:
   
05 Temmuz 2007 Perşembe 16:45
  Burak CANSEL
  
Başbakan CHP-MHP Diye Diye
                           

            Siyasi liderler uzun bir süredir meydanlarda bir birlerine laf atarak siyaset yapmaya çalışıyorlar. Alışık olduğumuz bu manzaralar zaman zaman dozajını artırsa da seçmen meydan konuşmalarından hoşlanmıyor değil. Meydanlarda konuşan liderler rakiplerini saf dışı bırakmak ya da önlerini kesmek için ellerinden geleni yapmaktalar. İçinde bulunduğumuz şu süreçte liderler birbirlerini evire, çevire meydanlarda seçmene şikayet etmekte. Meydanlar ise bu şikâyetleri bazen olumlu, bazen de olumsuz karşılamakta.
            Son günlerde MHP ile AKP arasında geçen seçim tartışması terörist başı Öcalan oldu. Tartışmanın ana konusu terörist başını şimdiki iktidar ile geçmiş iktidarın neden asmaması. AKP meydanlarda MHP ye cevap olarak sen iktidar ortağı olduğun zaman neden asmadın da şimdi bizim asmamızı istiyorsun demesi.

            Bu sataşma ve tartışma AKP ile MHP nin meydanlarda sık sık dile getirdiği konu. İdamın ortadan kalkmasıyla beraber, ülkemizde kimse idam edilemiyor. Bu şartlarda hiçbir siyasi iradenin de asması mümkün değil, mümkün olabilmesi için kanunların, yasaların değişmesi gerekiyor. İçinde bulunduğumuz AB sürecinde ise bu zaten mümkün değil. Aslında hiç kimsede terörist başına asmaktan yana değil, çünkü asılsaydı şimdiye kadar zaten asılırdı. Demek ki gerçek olan asma davası değil siyaset yapma davası.
            Son meydan mitinglerinde ise MHP- AKP ye ip vererek terörist başını asın çağrısında bulunmasıydı. Bu tür bir propaganda şimdiye kadar meydanlarda yaşanan bir tablo değildi. Hükümet asmak isterse elinde gücüde, çoğunluğu da, ipi de var, demek ki burada bazı duygular istismar edilmekte ve seçmen bir şekilde aldatılmakta.
            Bunu meydanlardaki seçmen ne kadar yer yada yemeze 22 Temmuz sonrası hep beraber göreceğiz.
            Meydanlar hızla kızışmaya başladı, şimdi hangi parti barajı aşacak daha net görülmekte. Türkiye geneline baktığımızda anket sonuçları ve siyaset bilimcilerinin yorumları sürekli üç partinin barajı aşacağı kanaatinde. Bu tablo ne zamana kadar böyle kalır bilinmez ama bu seçimlerde en az üç partinin barajı aşacağı neredeyse kesin.
            Demek ki tek başına AKP iktidar olsa bile Cumhurbaşkanını seçemeyecek. Şayet AKP Cumhurbaşkanını seçecek çoğunluğu bulmazsa ve muhalefetten de destek alamazsa, seçim tekrar kapıda. Seçim kararı böylesi bir tabloda 45 gün için alınmalı ve hemen seçime gidilmeli.
            O zaman seçilmiş olan parlamenterler, böylesi bir durumu kabul edip seçime gider mi bilinmez. Ancak seçilmiş bir parlamenter yerini tekrar garanti olarak görmez ise seçime gitmek istemez. Çünkü en az iki yıl orada vekil olarak görev yapmak ve emekliliği hak etmek ister.
 Bu durumu kaç vekil nasıl düşünür, o zaman hep beraber göreceğiz. Bundan önce hayata geçecek başka bir tablo ise transferler konusu. 367 çoğunluğunu muhalefet yada iktidar bulmak için elinden geleni yapmaya çalışacaktır. O zaman yaşanacak süreçte sanırım hiçte tasvip edilmeyecek transferler yaşanacak. Bu konunun şimdi konuşulması için hem erken hem de geç diyebiliriz. Çünkü vatandaş bunu bilmeli ve oyunu ona göre kullanmalı diye düşünüyorum.
Ak Parti CHP ile MHP ye hükümet mi kurduracak?
 
Son günlerde Başbakanının sürekli bu iki partiye yönelmesi, bu partiler için meydanlarda seçmene şikâyet etmesi, seçmende yeni bir yönelişe yol açtı. Seçmen artık bu iki partinin hükümet kurabilme çoğunluğunu alabileceği sinyalini almaya başladı.
Başbakan sürekli bir şekilde CHP ve MHP nin bir araya gelerek hükümet kurabileceği senaryolarını meydanlarda anlatmakta. Demek ki bu iki parti barajı aşmış ve hükümeti de kurma çoğunluğunu yakalamış dercesine sürekli meydanlarda söz etmekte. Seçmen ise böylesi bir tablodan rahatsız olabilir ama desteklediği partinin hükümet kurması ise bu partilere gönül verenler için kaçınılmaz bir fırsat.
Şayet barajı üç parti aşacaksa ve AKP ile hiçbiri hükümet kurmayı düşünmüyorsa o zaman tek seçenek CHP ve MHP olacaktır.
Başbakan böylesi bir tabloyu seçmene şikayet ederken belki bazı oyların kaybını düşünüyordur, ancak böyle diyerek bu iki partiyi yükseltmiyor da değil. Belki kısmen bazı seçmen bu tabloya karşı çıkarak, kendilerine oy verecektir ama bu söylemin zararı MHP-CHP den çok AKP ye diye düşünüyorum.
Peki, Başbakan CHP-MHP diye diye hükümeti bu iki partiye kurdurmayı mı düşünüyor?
Yoksa Başbakan böyle diyerek sakın ha bunlara oy vermeyin bunlar yine bir araya gelecek, o nedenle bize oy verin bizi yine tek başımıza iktidar, edin mi demek istiyor?
Sanırım bu iki tablo dışında bir manzara görünmemekte, ancak bu söylem AKP yemi yoksa CHP ve MHP yemi yarıyor 22 Temmuzdan sonra göreceğiz.
Yaşayacağımız bu seçim atmosferinde sorunlardan çok çözümleri konuşmak ümidiyle…
Bu yazı toplam 55 defa okunmuştur
Yazarın Diğer Yazıları

    Gazete 1. Sayfaları
    » Piyasalar
$ USD
1.6770
€ Euro
2.0980
IMKB
21.966
Altın
41.63
    Linkler
Adıyaman Haber
Bir İnsanlık Dramı
Yaşam
Yatırıma Davet
Adıyaman Haber
MASAK Uyardı
Naif KARABATAK
gazete adıyaman
Bilal KARADAĞ
adiyaman-haber
Kahta Haber
kahta haber
Kahta Haber
kahta haber
Çelikhan Haber
çelikhan haber
adıyaman
ADİYAMAN-HABER
Adıyaman Haber
adiyaman-haber
İsmail Hakkı KOÇAK
gazete adıyaman
Kanal5 TV
Kanal 5 Sorumlusu İhsan Kuzu
Sincik Haber
Şehit Tahir YETKİN
Tüm Yazarlar
    Anket
    Milletvekillerimizin Adıyaman ile ilgili çalışmalarını yeterli buluyor musunuz?
    Evet
    Bazıları Çalışıyor
    Hayır
    Bilmiyorum
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008