Onlar yeryüzü coğrafyasının Afrika kıtasında dünyaya gelmişlerdi. Batı alemine soracak olursanız zaten doğarlarken ikinci sınıf insan olarak dünyaya gözlerini açmışlardı.
Amerikalılara ve Avrupalılara göre bu âleme geliş amaçları bile beyaz tenlilere hizmet etmek, köle olmak içindir! Çünkü onların teni beyaz değildi, hele esmer, sarışın ya da kumral hiç değildi…
Simaları siyahî olan ve adına zenci denilen Afrika’nın malum cefakar, sefil, mazlum per-perişan insanları özellikle 18. yüzyıldan itibaren batının hizmetine amade edilmek üzere yerlerinden, yurtlarından alıkonularak batının köle pazarlarına götürüldüler!
Götürülürken bile insan muamelesine tabi tutulmadan, adeta balık istifi gibi gemilere istif edilerek, hayatlarında hiç görmedikleri hatta bırakın görmeyi hayal bile edemedikleri yabancı ülkelere pazarlandılar!
Kendilerini dünyanın efendisi olarak gören, güya medeni ve çağdaş sınıfındalar imiş gibi havalara giren beyaz tenli tüccarlar, yeryüzünün talihsiz insanlarını batıya götürüp pazarlarını onlarla süslerlerken, her türlü gayri insani muameleye tabi tutmaktan da geri durmamışlardı!!!
O garibim insanlar, belki de günlerce aç ve susuz bırakıldılar! Zulüm yapmaktan zevk alan beyazlar, kapılarının önünde beslemiş oldukları köpeklerine vermiş oldukları değerin kırkta birini bile onlara vermezlerdi! Batıdaki köpekler tok gezerken, ezilmiş siyahilerin açlıktan mideleri zil çalardı!
Kendilerini sözde efendi sananlar; siyahilerle birlikte toplu taşıma araçlarına binmek abes olur düşüncesiyle beraber yolculuk bile etmezlerdi! Hatta bırakın bir araya gelmeyi, beş dakika olsun muhabbet bile etmezlerdi!..
Kısacası, beyazlara soracak olursanız, siyah tenlilerin yaşamaya; zevk-ü sefa sürmeye, kendileri gibi yemeye, içmeye, gezmeye, tozmaya vs. asla hakları olamazdı!!!
Ama gelin görün ki, dünyanın bir Halık-ı Zülcelal’ı var! Hem de öyle bir Halık ki, hep aynı zümrenin, milletin, ailenin ya da ferdin iktidarını ebedileştirmemiştir.
Zaman zaman Firavunların koynundan Musaları, Nemrutların kucağından İbrahimleri çıkartarak muktedir etmiştir! Dolayısıyla bugünde doğal olarak beyazların içinde hor görülen zencileri çıkarmış ve iktidar etmiştir…
Zira, geriye dönüp insanlık tarihine bakarsanız, devranın hep aynı zümrelerin lehine işlemediğini çok açık bir şekilde göreceksiniz! Tıpkı bugün olduğu gibi…
Düşünebiliyor musunuz, Afrika’dan köle olarak batıya götürülen, insanlık dışı muamelelere tabi tutulan zenciler, bugün ABD’ye başkanlık yapacak kadar önemli makamlara gelmişlerdir!
Çok gerilere gitmeye gerek yok, kafanızı iki avucunuzun arasına alın ve sadece bundan 50-60 yıl öncesini bir düşünün bakim, yarım asır önce siyah tenlilerin ABD’yi yönetecek kadar önemli mevkilere gelebileceğine ihtimal verebilir miydiniz?
Öyle anlaşılıyor ki, dünyada hep aynı zümreler dümenin başında bulunmuyor. Lakin, birileri istese de istemese de lehine işleyen devran, bazen aleyhine de dönebiliyormuş.
Bana göre dünyanın neresinde muktedir birileri varsa, bugün oturup ABD’de olup bitenlerden ders çıkarmaları gerekmektedir!
Sizce bu saatten sonra herkesin “Biz neydik” değil, “ne olacağız” düşüncesiyle hareket etmesi gerekmez mi?
Amerika’da yüzyıllarca horlanmış, ezilmiş siyahilerin bugün muktedir oldukları gibi, dünyanın bir başka ülkesindeki ezilmişlerin de yönetimin başına gelemeyecekleri ne malum?
Bence bu noktan sonra diğer ülkelerdeki hâkim sınıfların, Amerika’daki seçimde Barack Huseyin Obama’nın zaferle çıkmasından dolayı ibret almaları, ders çıkarmaları elzem olur!
Selam, sevgi ve gönül dolusu muhabbetlerimle…
Bilal KARADAĞ



