Eski Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlarından Bülent Ecevit, namı diğer adı Karaoğlan bundan iki yıl önce vefat etmişti. DSP’nin eski Genel Başkanı olması münasebetiyle dün parti yetkilileri ölümünün ikinci yılı nedeniyle mezarı başına giderek dua ve niyazda bulundular.
Acaba basın gündemine alır mı, alırsa ne kadar yer verir? Diye merak ettim. Bu düşünceyle gazeteleri ince eleyip sık dokudum, bir bir okudum ancak Karaoğlanla ilgili pek fazla haber ve köşe yazısına rastlayamadım.
Sadece bir yazar arkadaşımızın konuyu gündemine alıp köşesinde değerlendirdiğini gördüm o kadar. Söz konusu yazarın yazılarını beğendiğim için zaten elimden geldiğince hep takip ediyor ve okumaya çalışıyorum. Aslında bu arkadaşımızı yazılarından çok kişiliğini beğendiğim birisi.
Ancak ilk defa bu yazısını beğenmediğimi, dolaysıyla bu vesileyle birazcık eleştirmek istiyorum. Umarım o da gücenmez, zira “ dost acı söyler ”miş!..
Yazıyı okuduğumda baştan sona kadar Karaoğlan’a övgüler dizmiş olduğunu gördüm. Zira Ecevit hakkında su-i zan da değil, hüsnü zan da bulunmuş. Bunu saygıyla karşılıyor ve takdir ediyorum. Karaoğlan’ı seviyor olabilir, buna da itirazım olamaz. Elzem olan bardağın boş tarafını değil, dolu tarafını görmektir.
Buraya kadar tamam ama diyeceğim o ki, arkadaşımız Sayın Ecevit’in ülkemize yapmış olduğu hizmetleri sıralarken Kıbrıs Barış Hareketi ile ilgili paragrafta, hareketin asıl mimarı olan dönemin Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’dan söz etmemesini doğru bir yaklaşım olarak bulmadım!
20 Temmuz 1974 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Bülent Ecevit İngiltere’ye giderek adada yaşanan insanlık dışı muamelelere son verilmesi için İngiliz yetkililerinden yardım talebinde bulunurken, Başbakan Vekili Necmettin Erbakan Genelkurmay Başkanı Semih Sancar’a Kıbrıs Barış Hareketi için adaya çıkarma emri vermişti.
Yurtdışında bulunan Ecevit ise Türk Ordusu’nun Kıbrıs’a çıkarma yaptığının haberini alır almaz yurda döndü ve hareketi derhal durdurdu!
Hatta rivayet edilir ki Ecevit yurda dönerken müdahale etmemiş olsaydı, Erbakan ordunun biraz daha ilerlemesini arzuluyormuş.
Maraş bölgesini almış olmamıza rağmen bugün bölgeye giremememizin yegâne sebebinin de Ecevit olduğu söylenmektedir.
Şimdi tarihin bu gerçekleri göz önündeyken, sizce Ecevit’in Kıbrıs Barış Hareketi’nin baş kahramanı olarak gösterilmesi öbür taraftan Erbakan’ın adından bile söz edilmemesi ne kadar doğru olabilir?..
Bilal KARADAĞ



