Eğer belgesel programlarına meraklıysanız, Afrika kıtasında bukalemun isminde bir yaratığın var olduğunu çok iyi bilirsiniz. Malum bu yaratığın öyle bir özelliği var ki, bulunduğu ortamın rengine girebilme, anında uyum sağlayabilme imkânına sahip.
Örneğin akşam yaklaştığında ve ışıklar sönükleşmeye başladığı zaman, bukalemunun rengi grimsi yeşile döner ve daha sonra sarı lekeli donuk sarımsı kahverengiye dönüşür.
Karanlıkta ise bukalemun tamamen siyah olur. Bütün bu renk değişimleri 15’er dakika içinde gerçekleşir. Bukalemun sadece bulunduğu yere uymak için rengini değiştirmez. Eğer kızmışsa, üzerinde diğer hayvanlara uyarı olacak şekilde koyu turuncu benekler ve koyu kırmızı lekeler de oluşur.
Ülkemizdeki siyasi arenada at koşuşturan bazı siyasetçilerimiz de bukalemun misali son zamanlarda bulunmuş olduğu ortama yaranmak amacıyla sarf ettikleri sözlerini bakıyorsun bir müddet sonra unutuyor, hatta sanki unuttukları yetmiyormuşçasına üstüne üstlük inkâra yeltendiklerine bile şahit olmaktayız!
İkiyüzlülüğün bu kadarına da pes doğrusu!!!
Dün söylediği sözünü bugün inkâra kalkışan bir örgütün liderine, ya da ileri gelenlerine ne kadar güven olur, bunların ipiyle nasıl kuyuya inilir?..
Doğrusunu söylemek gerekirse oturup düşünmek gerekiyor.
“ Dün dündür, bugün bugündür ” şeklindeki söylemlere artık inanan kalmadı… Belki geçmiş zamanda birileri bu tür politikalarla millete narkoz yapmıştır ama şu 21’nci asırda uyanmayan birini bana gösterebilir misiniz? Kimse bunlara inanmıyor ve bu yönde telaffuz edilen cümlelere ise herkesin karnı tok!
Bakın son zamanlarda PKK terör örgütü tarafından Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde gerçekleştirilen eylemler nedeniyle birileri DTP’yi işaret ederek, PKK’nın mecliste olduğunu ve bunları bir an önce meclisten atmak gerekir diyerek, avazlarının çıktığı kadar bağırmaktaydılar. Ne hikmetse bunlar şimdi de bukalemun misali renk değiştirmeye özen göstermektedirler!
Nasıl mı?
İşin açıkçası yaklaşan yerel seçimler de bir metropol kentte Büyükşehir Belediyesi’ni kazanmak amacıyla bazı siyasetçiler, dün PKK’nın siyasi kanadı diye nitelendirdikleri DTP ile bugün ittifak yapmanın gayreti içerisindedirler!
Gel de bu siyasetçilere güven!!!
Böyle düşünen kişi ya da kişilerin kendileri belki çirkin olabilirler buna amenna, ancak kendileriyle birlikte siyaset kurumunu da bu kadar çirkinleştirmeye hakları olamaz…
Bazı kendini bilmezler siyaseti kirli emellerine alet etmelerinden dolayı toplumun ne siyasete nede siyasetçiye güveni kalmış.
Oysa demokrasilerde siyaset kurumu olmadan seçimler yapılamaz. Dolayısıyla seçimlerin olmadığı bir ülke diktatörlükle yönetilir ki, bunun sonucu vahim olur.
Milletin vekilleri olan siyasetçiler, tutarlı davranmadıkları ve bukalemun misali renkten renge girdikleri için toplum nezdinde gün geçtikçe güven kaybetmektedirler. O nedenle seçmen alternatifsizlikten yakınarak, denize balıklama atlar gibi belli adreslere odaklanmaktadır.
Hal böyle olunca necip milletimiz çok ağır bedeller ödemeye mahkûm olmaktadır!
Selam, sevgi ve gönül dolusu muhabbetlerimle…
Bilal KARADAĞ



