Bir dostum anlatıyor; “ Köyde dedemizden kalma bize ait olan büyük bir arazimizin içinde oldukça dallanmış, budaklanmış bir gürgen ağacı vardı. Ağacın öyle derin bir mazisi var ki, ne zaman ve kim tarafından dikildiğini değil ben, babam bile bilemiyor.
Bu ağacın dalları öylesine uzanmış, öylesine gürleşmiş ki, arazinin büyük bir bölümüne yayıldığı gibi gölgesinde kalan diğer meyve veren ağaçların yaşamasına bile müsaade etmiyordu.
Babam meyveli ağaçların hayat bulması düşüncesiyle bir gün dev gürgen ağacını kesmeye karar verdi ve sonunda birkaç kişiye ücret mukabilinde kestirdi… Ancak devasa gürgen ağacı kesildi kesilmesine ama yere yıkılan dalları ise, meyveli ağaçları da bir bir kırdı. Ondan sonra yeniden yeşeren ağaçlar, gür bir şekilde hayata merhaba dediler ve böylece bereketli ve bol meyve elde ettik. Ayrıca bu vesileyle arazimiz de yıllanmış ağaçtan kurtulmuş oldu.” dedi.
Bugün kendini dünyanın jandarması konumunda gören, birçok ülkenin kanını vampir gibi emen, daha da ileriye giderek zulüm tokmağıyla birçok ülkeyi sömüren Amerika Birleşik Devletleri de gürgen ağacı gibi çürümeye yüz tutmuştur. Artık kesilip yere yıkılmaya mecbur değil mahkûm olduğu her halinden belli…
O nedenle ABD’yi son zamanlarda kasıp kavuran bir mali kriz zuhur olmaktadır! Kriz, öylesine hırçınlaşmış, öylesine gürleşmiş ki, adeta Tusunami dalgası gibi bir sağa bir sola vurmaktadır!
Peki, kriz sadece ABD’yi mi etkisi altına almış?
Elbette bu sorunun cevabı kocaman bir hayır!
Krizin dev dalgaları başta Avrupa olmak üzere dünyanın büyük bir bölümüne çarpmaktadır!.. Bankalar bir bir batıyor, benim diyen ülkeler iflas bayrağını çekmek mecburiyetinde kalmaktadırlar!
Küresel krizin artçı sarsıntıları her ne kadar Türkiye’yi etkisi altına alsa da, bereket versin ABD’deki gibi fazla hissedilmedi…
Zira insanlık tarihine göz atacak olursanız, zulüm yapan hiçbir diktatör veya ülke uzun süre ayakta kalmamıştır. Çünkü “ Zulümle abat olunmaz. Zulümle abat olanın sonu berbat olur! ” ABD’nin geçmişine bakarsanız varlığını zulüm üzerine kurmuş ve yapmış olduğu zulümler neticesinde adeta dönemin Firavun ve Nemrut’u olmaya özenmiştir.
Dünyanın ivedilikle huzur, barış, mutluluk ve saadete ihtiyacı var, ama bunu ABD sağlayamadı o nedenle mali krizle sallanmaktadır!
Halifeler dönemine bakarsanız Hz. Ali’nin Mısır’a vali olarak atadığı Malik b. Ejdere bir sözü vardır: Ali; “Gittiğin yerdeki insanlar iki türdedir: Müslüman olanlar kardeşin, Müslüman olmayanlar da eşindir. ” Diyeceğim o ki, bugün insanlık âlemi bu sözün içeriğine muhtaç duruma gelmiştir!
Bilal KARADAĞ



