SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle

Tüm Adıyaman Haberleri

Tüm Güncel Haberleri

Tüm Gündem Haberleri

Tüm Eğitim Haberleri

Adıyaman Spor Haberleri

Tüm Röportajlar

Adıyaman Haberleri

Adıyaman Belediyesi

Tüm Besni Haberleri

Tüm Çelikhan Haberleri

Tüm Gerger Haberleri

Tüm Gölbaşı Haberleri

Tüm Kahta Haberleri

Tüm Sağlık Haberleri

Tüm Siyaset Haberleri

Tüm Ekonomi Haberleri

Kültür-Sanat Haberleri

Üniversite Haberleri

Tüm Spor Haberleri

Tüm Duyurular

Tüm Samsat Haberleri

Tüm Sincik Haberleri

Tüm Tut Haberleri

Yazı Karakteri Boyutu:
   
16 Ekim 2008 Perşembe 21:32
  Bilal KARADAĞ
  adiyaman
Yağcı Ve Yalaka
Yağcı Ve Yalaka…
 

Toplumumuz; kural tanımamazlık, yağcılık, pervasızlık ve ihmalkârlık ya da vurdumduymazlık gibi yaygın hale gelmiş davranış  biçimi ile daha doğrusu bu tür hastalıklarla iç içe olmuş! Söz konusu hastalıklardan kurtulmaya çalışıldığını söylemek de pek mümkün değil. Adeta bu hastalıklar normal davranış biçimleri olarak algılanmaya başlanmış durumda.

Ne acıdır ki yalakalık, dalkavukluk, riyakârlık olarak da nitelendirdiğimiz yağcılık her geçen gün toplumda yaygınlık kazanıyor. Bu ise samimiyetten yoksun sahte ilişkileri gündeme getiriyor. İnsanlar kendilerine karşı gösterilen  riyakârlıkları gerçek vasıfları gibi algılamaya başlıyorlar.

Giderek öyle bir noktaya geliniyor ki gerçeği yansıtmayan övgüler, içten gelmeyen saygı ifadeleri ve gösterileri insanların nefsine hoş geliyor. Çevrelerindeki herkesten benzer tavırları bekliyorlar. Bekledikleri tavrı göstermeyenlere karşı ise antipati duyuyorlar.

Kısacası, öyle bir noktaya geliniyor ki artık toplumda yağcı ve yalakaların önü açılıyor, düzgün karakterli olanlar bir kenara itiliyor. Bir başka ifade ile doğru söyleyenler dokuz köyden kovuluyorken riyakâr, yağcı ve yalakalar hep başköşeyi kapıyorlar.

Bu noktada akla gelen soru, “ Yalakalık doğuştan mıdır yoksa sonradan kazanılan bir davranış biçimi midir? ” oluyor. Elbette birçok kötü davranış gibi yalakalık ya da yağcılık doğuştan değil sonradan kazanılan bir davranış biçimidir. Bunun çeşitli sebepleri vardır. Başta da bir kimse kendisinde olmayan vasıflarla anılmaya ve övülmeye başlandığında muhatabını susturmuyor, bundan hoşlandığını belli eden tavır sergiliyorsa, yağcılık ve yalakalık prim kazanıyor demektir.

Belli bir hedefe ulaşmayı kafasına koymuş kişi de yalakalığını giderek artırmaktadır. Kısacası yalakalığın toplumda yaygınlaşmasının ana sebebi yalakalığın prim yapmasıdır. Karakter zaafı olanlar artık istediklerini elde etmek için yalakalığı kullanmaya devam ederler.

Bir memlekette belli makamlara gelişin ehliyeti ölçü alan kesin kurallar yoksa, varsa ve uygulanmıyorsa, ister istemez yalakalar o noktalara gelebilmek için ölçüyü giderek kaçıracaklardır. Toplumda giderek bir yalakalık zinciri oluşacaktır. Bir makama gelebilmeyi, bir işi alabilmeyi sağlayacak olan yalakalık olacaktır.

Artık ehil olanlar bir kenara itilecek, belki de küskünler ordusuna katılacaklar buna karşılık iş konusunda hiçbir ehliyeti ve becerisi olmayanlar eğilebildikleri ölçüde bir yerlere geleceklerdir. Böyle bir davranışın yaygınlaştığı toplumlarda artık hak-hukuk gibi kavramlar dilden düşmüyor olsa da fazlaca bir anlam ifade etmeyecektir.

Halk arasında; “ Testiyi kıranla suyu getirenin bir olduğu ” şeklinde bir deyim vardır. Yani bir işi yapanla yapmayanın eş tutulmasının felaket habercisi olduğunu anlatmak için kullanılır. Halbuki yağcılığın ve yalakalığın yaygınlaştığı toplumlarda testiyi kıranla suyu getirenin bir tutulması bir yana testiyi kıranlar makbul sayılmaya başlanır ki artık o toplumda  tabiri caiz ise “ At izi ile …. izi birbirine karışmış ” demektir.

Bir avuç toprak alıp yalakanın suratına fırlatanların sayısı, yalakalığa prim verenlerden fazla olmadığı sürece meydan yalakalara kalacak demektir. Bunun da ötesinde bugün yalakalıktan hoşlanan ve bu ruh hastalarına prim verenler yarın kendileri de bir başkası karşısında yalakalık yapmak zorunda kalacaklardır. En büyük korku ise bunun sonunda ortaya bir yalakalar toplumu çıkmasıdır. Selam, sevgi ve muhabbetlerimle…

 

 

 

      Bilal KARADAĞ    

bkaratag02@hotmail.com

Bu yazı toplam 156 defa okunmuştur
YORUMLAR (1) adet
    edahazar
    :)
    yazılarınızı severek okuyan ve takip eden bir okuyucunuzm. Yazdığınız her yazıda işlediğiniz konuya açıklık getirmenizden dolayı teşekkür ediyorm. Bir takım haksızlıklarda halkın isyan edipte sesini duyuramadığı zaman siz yardımcı oluyor,hatta bazen Adıyaman halkının sesi oluyorsunuz. Tüm gerçekleri apaçık okuyucuyla paylaşıyorsunuz. Adıyamanın başyazarı olmalısınz diye düşünüyorm. ve tekrar teşekkür ediyorm abi, başarılar,..
    24 Kasım 2008 Pazartesi 09:26

Yazarın Diğer Yazıları

    Anket
    İsrail Dostluk Grubundan İstifa Etmeyen Milletvekillerine Tekrar OY verirmisiniz?
    Asla OY Vermem
    Evet OY Veririm

Akif Beyaz Tüm Yazıları

Yusuf Dündar Tüm Yazıları

İsmail Koçak Tüm Yazıları

Naif Karabatak Tüm Yazıları

Sinan Temel Tüm Yazıları

Kemal Özer Tüm Yazıları

Bilal Karadağ Tüm Yazıları

Fahrettin Çelik Tüm Yazıları

Baykan Sarıkaya Tüm Yazıları

Burak Cansel Tüm Yazıları

Mustafa Işıldak Tüm Yazıları

Yusuf Özpolat Tüm Yazıları

Cenk Gülen Tüm Yazıları

    » Piyasalar
$ USD
1.5220
€ Euro
2.0700
IMKB
28.020
Altın
41.85
    Linkler
Okuyucu Mektupları
adiyaman-haber
İsmail Hakkı KOÇAK
gazete adıyaman
Adıyaman Haber
adiyaman-haber
Adıyaman Haber
adiyaman-haber
Yaşam
adiyaman haber
Okuyucu Mektupları
adiyaman-haber
Naif KARABATAK
gazete adıyaman
Cenk GÜLEN
gazete adıyaman
İzzettin BİLGİN
adiyaman-haber
adıyaman
adiyaman-haber
Kemal ÖZER
adiyaman-haber
Bilal KARADAĞ
adiyaman-haber
Fahrettin ÇELİK
adiyaman-haber
Yaşam
adiyaman-haber
Sedat YENİGÜN
adıyaman haber
Cenk GÜLEN
adiyaman-haber