Son zamanlarda gün geçtikçe tırmanan terör hadiselerinin ardından askerlerin tekrar “ OHAL ” durumuna geçilmesi yönünde kamuoyunda çeşitli beyanatların yaygınlaştığına şahit oluyoruz.
“ OHAL ” yani “ Olağanüstü Hal ” durumu!
Belki yeri ve zamanı gelince ve gerektiğinde “ OHAL ” ilan edilir, buna amenna!
Ancak önce bu hal sonra “ OHAL ”…
Yani özellikle şu sıralar yaşanan halin bir gözden geçirilmesi hatta nelerin aksadığının tartışılması gerekmez mi?
Bu hal, yani şu günlerde yaşananlar gerçekten içler acısı bir durum! Söz konusu hale baktığımızda bir yetki eksikliği görülmemektedir.
Bu hale baktığımız zaman bir mali imkânsızlık da görülmemektedir. O zaman bu hale bakıldığında ne görülüyor?
Açık bir lisan-ı hal ile söylemek gerekirse, yetkilerin yerinde ve zamanında kullanılmadığını görüyoruz!
Kısacası bazı kurumlara aktarılan paraların yerinde kullanılmadığını görmekteyiz! İçinde bulunduğumuz hal, imkânların doğru dürüst kullanılmamasından kaynaklanan sorunlarla dolu görüldüğüne maalesef şahit oluyoruz.
Bazı kurumların her defasında daha çok hak istemeleri, haddinden fazla mali imkân talep etmeleri sizce ne kadar doğru bir davranış olabilir? İlk önce mevcut yetki ve imkanların doğru dürüst kullanılması gerekmez mi?
Doğrusunu isterseniz, aslında aklımız askeri konulara ermiyor, fakat konunun uzmanları artık günümüz şartlarında sabit karakol denilen olayın bir yerinin olmadığını söylemektedirler.
Kaçakçılığa ve sıradan asayiş olaylarına yönelik bir çalışma sonucu kurulmuş olan karakolların, terör olaylarına karşı bir çare olamayacağını vurgulamaktadırlar.
“ OHAL ”e karşı gelmemizin nedeni de bu hale, yani içinde bulunduğumuz hale “OHAL” dönemlerinden geçerek gelmiş olmamızdır. Cennet vatanımız yıllar yılı “ OHAL ” durumunda kaldı, kaldı ama ne değişti ya da ne oldu?..
Şimdi görüyoruz ki, “ OHAL ” falan derdimize derman, yaramıza merhem olamamış, olamaz da… Durum böyleyken birilerinin hala “OHAL” diye ısrar etmelerine bir anlam veremiyoruz.
Vakti zamanda belki “ OHAL ” bir çözüm olabilir düşüncesiyle hayata geçirilmiş olabilir.
Ancak görünen o ki, çözüm amaçlı düşünülen “ OHAL ” hiçbir işe yaramamış, bu gidişle yaramaz da.
O nedenle, ille de “ OHAL ” gerekir diyerek diretenlerin hangi mantığa hizmet ettiklerine bir türlü anlam veremiyorum.
“ OHAL ”e takılıp zaman öldürmek yerine bence bu halin tahlili yapılarak çözüm üretilmeli…
Bu halin sorunları ve sorumluları iyi tespit edilerek, hem sorunların üzerine gitmek hem de sorumlularına hesap sormak gerekir. Yoksa içinde bulunduğumuz içler acısı hal, devam eder.
Diyeceğim o ki, “ OHAL ”den önce bu hal ele alınmalı ve içinde bulunduğumuz sorunlar yumağına çözümler aranmalı.
Bu halin teşhisi konulmadan, tahlili yapılmadan durmadan “ OHAL ” diye ısrar edilirse korkarım ülke olarak bir yere varamayız.
O nedenle önce bu hal, sonra “ OHAL ”…
Bilal KARADAĞ



