Saadet partisi 2001 yılından bu yana sanki sineye çekilmiş, dünyada ve Türkiye’de yaşanan gelişmelere sadece bakıyormuş gibi bir pozisyonda olduğu görülmektedir. Oysa madalyonun öbür yüzüne baktığımızda öyle sanıldığı gibi değilmiş meğer.
SP’lilerin yaşanan tüm olumsuzluklara karşı dik durdukları, hatta yerine göre gerekli tavırlarını ortaya koydukları yakinen takip edildiğinde fark edilmektedir. Ancak ne yazık ki meclis dışında kaldıkları için sanki pek fazla seslerinin çıkmadığı şeklinde bir izlenim var…
SP’nin başında bulunan Genel başkan Recai Kutan çok mütevazı, dürüst ve beyefendi bir insan! Kutan davasına sadık, ülkesini ve milletini çok seven bir karaktere sahip. Ömrünü davasına, ülkesine, milletine, İslam ve insanlık Âlem’ine adamıştır! Kutan’ın bu ülkede defalarca bakanlık yapmış olmasına rağmen bugüne kadar hakkında en ufak bir yolsuzluk, şaibe vs. bulunduğunu asla duymadık!
Dolayısıyla alnı ak, başı dik bir genel başkan olmasına rağmen partisini meclise taşıyamamıştır! Bunca pozitif yönlerine rağmen sandıklarda milletin teveccühüne mazhar olamamasının bir nedeni varsa, bana göre o da kendisinden değil, milletten kaynaklanmaktadır.
Çünkü toplumumuz sandığa giderken oy vereceği partinin genel başkanının vasfına, karakterine, geçmişine, uzmanlık alanına ya da kadrosuna falan asla bakmıyor. Seçmen, oy kullanırken özellikle genel başkanların fiziki yapısına, hitabetine, yakışıklı olup olmadığına bakmaktadır!
Hal böyle olunca Kutan ister istemez partisini bırakın bir adım ileriye götürmesini, aksine günden güne gerilere götürmüştür… Sanırım o da bunun farkına varmış olmalı ki, geçtiğimiz hafta büyük bir fedakârlık örneğini göstermiş oldu!..
Recai Kutan, birkaç gün önce yapmış olduğu basın açıklamasında “ Önümüzdeki bir ay içinde partimizin olağan genel kongresi yapılacak ve bu kongrede ben genel başkan adayı olmayacağım! Bugüne kadar teşkilatımızdan asla görev istemedim ancak verilince de görevden kaçmadım ” şeklinde cümleler telaffuz etti.
Bravo, Recai Kutan’ı tebrik etmek lazım… Bu fedakârlık örneğini bir başka lider de bulmak imkânsız gibime geliyor.
Peki, o zaman SP’nin bir ay sonra yapılacak olan büyük kongrede kimin genel başkan olacağı belli mi?
Bana göre görünen o ki, Milli Görüş camiasının eski partilerinden olan Fazilet Partisi’nin İstanbul İl Başkanlığı görevinde bulunan ve şu anda Saadet Partisi’nde Genel başkan yardımcılığı görevini yürüten Prf. Dr. Numan Kurtulmuş’un ismi gündemde! Zira Numan Kurtulmuş’ta toplumun arzuladığı tüm özellikler var. Kurtulmuş’un hitabeti güzel, üstelik kendisinin profesörlük unvanı var, boyu posu yerinde ve her şeyden önemlisi genç ve yakışıklı, kısacası toplumun bir liderde görmek istediği tüm özellikler var!..
Maşallah Cenab-ı Allah vermiş…
O nedenle Kurtulmuş’un genel başkanlığındaki SP’nin, önümüzdeki seçimlerde meclise çok rahat girebileceği şimdiden tahmin edilmektedir. Bu vesileyle SP’ye yep yeni ve tap taze bir kan gelmiş olur ki, böyle bir durumda SP’nin önünü kimse alamaz!
Toplumun genel kanaati, Numan Kurtulmuş’un başında bulunacağı SP’nin önümüzdeki seçimlerde seçmenlerin yoğun teveccühüne mazhar olacağı yönünde…
Zaten SP’nin yeni bir vizyona ihtiyacı vardı… Bu aşama da birazcık beklemek lazım. “ Zaman en güzel ilaç ” olsa gerek. Gelişmeleri hep birlikte göreceğiz. Selam ve dua ile…
Bilal KARADAĞ



