Su Kirlenirse
Su Kirlenirse…
Şehir merkezlerinin en kalabalık caddelerinde yürüyen yada rakımı yüksek köyde yaşayan, farklı yaşlarda olan kadın, erkek, yaşlı ve genç demeden birkaç kişiyi yolda çevirerek ayırım gözetmeden, “Siyasetçi denilince aklınıza ne geliyor” diye sorarsanız verilen cevapların birbirine yakın olduğunu görürsünüz.
Üzülerek söylemek gerekirse, gelecek açısından kaygı verici olsa da ürkütücü ve utandırıcı cevaplarla karşılaşmak mümkün olur.
Ne yazık ki, siyaset veya siyasetçi denilince ilk akıllara gelen; güvensizlik, yolsuzluk, hırsızlık, yalancılık… gibi benzer birçok utanç verici ifade ile karşılaşmak mümkün.
Bilgisiz, kültürsüz devlet ve millet gerçeğinden habersiz bazı insanlar yüzünden gerçek anlamda siyaset yapanlar haksızlığa uğramaktadırlar. Her seçim döneminde aynı yüzlerin defalarca seçmenin karşısına çıkarılarak, yönetime talip olanların hiç değişmemesinden kaynaklanıyor.
Her dönem aynı isimler farklı makyajlarla, halk tarafından istenmediği halde listelerde halka dayatılan, “ya seçersiniz, ya seçersiniz” mantığı ile sanki halk tarafından isteniyor gibi çeşitli yöntemlerle listelere girip yıllarca halkı kandıran sözüm ona siyasetçiler yüzünden, gerçekten bulunduğu yere hizmet etmek isteyen dürüst ve ilkeli siyasetçiler bu olumsuz imajdan nasiplerini almaktadırlar.
Seçim meydanlarında bangır bangır bağırarak verdikleri sözleri seçildikten sonra unutanlar, seçilmeden önce kara dedikleri şeylere seçildikten sonra ak diyenler, sonradan millete ah çektiriyorlar.
Seçim döneminde birlikte yola çıktığı yakın dostlarını seçildikten sonra onları “çantada keklik” olarak görenler, öz kimliğini unutanlar farkında olmadan hem gerçek dostlarını ve dolayısıyla seçimleri de kaybederler.
Seçim atmosferinde hedef kitleye verdikleri vaatleri yerine getirmekten aciz olan ancak kendilerine hatırlatıldığı zamanda “böyle bir şey hatırlamıyorum” diyenler yüzünden siyaset halk nezdinde maalesef gün geçtikçe yara alıyor ve siyaset kurumu kirletiliyor.
Siyaset kelimesini “devlet işlerini yönetme ve düzenleme sanatı” olarak algılıyorum. Bunun için de sıradan herkesin bu işi yapamayacağını, cebinde 3-5 kuruşu olduğu için kendini bu iş için yaratılmış gibi gören, bildik liste başı insanların devlet işlerini yürütmede, yönetim ehli, bilgili, birikimli ve bulunduğu yeri çok iyi tanıması gerekiyor.
Ne yazık ki, yıllarca denenen, siyaset kavramının bilincinde olmayan, devlet işlerini yönetme ve yürütmede ferdi menfaatlerini birinci sırada tutmaya yönelik, çıkarları için bu göreve talip olanlar zamanla yerini siyasi ahlak sahibi, millettin güçlenmesi için çalışan, üstün vasıflı insanlara bırakmak zorunda kalacaklardır.
Milli güç unsurlarına lokomotif olan siyasi güçlerin ve siyasetçilerin geleceğin ümidi olan yeni, heyecanlı, şuurlu, bilinçli, vatan ve millet sevgisini yüreğinde taşıyan, hak-hukuk bilen genç nesillerin kendilerini iyi yetiştirerek yönetime talip olmaları, siyaset içindeki kötü imajı kırıp, yerine milli ve manevi değerler doğrultusunda, millet adına millet için siyaset yaparak, halkın menfaatini esas alan siyasi ahlak sahibi insanların bu görevlere talip olmaları gerekiyor.
Siyasette oldukça karmaşık bir durumla karşı karşıya kaldığımız bilgi ve ahlak kirliliği karşısında sınıf ayrımı gözetmeksizin elimizi taşın altına koymamız gerekiyor. Bilinmelidir ki, her şey kirlenebilir ve bu kiri su ile temizleyebilirsiniz. Ancak, su kirlenirse onu temizlemek çok zordur…