Dünyada meydana gelen ekonomik kriz, Ülkede meydana gelen terör eylemleri, ekonomideki belirsizlik, Ergenekon davasının görüşülmesi, Anayasanın 10 ve 42 maddeleri, TBMM de 411 Milletvekilinin oylarına karşılık yüz küsur, vekilinin Anayasa mahkemesine açtıkları dava ve herkesin merak ettiği sonuç! Gibi, benzer konular 2009 yılında yapılacak olan yerel seçimleri az da olsa geride bırakmış gibi görünüyor.
2009’un Mart ayında yapılacak olan yerel seçimlerde hedeflerini yüksek tutan partiler gerek kongrelerinden dolayı olsun gerek yukarıda saydığımız konulara benzer gelişmeler olsun, tam anlamıyla seçim atmosferine girmiş değiller.
İnternet haberciliği yapan bazı haber siteleri şimdiden anket yapmaya başladı. Bu anket sonuçlarına bakıldığında, bu yarışta bende varım diyenler %15 hatta %2 ler de kaldılar.
Bunun yanında %35 kararsızlar çıktı. Yerel seçimlerde çıtasını yüksek tutmaya çalışan AKP’nin Yerel yönetimlerden sorumlu başkan yardımcısının yaptığı açıklamada; başarısız belediye başkanlarını tekrar aday göstermeyecekleri konusunda kararlı olduklarını çeşitli platformlarda dile getiriyorlar.
Özellikle ismi şaibeye karışmış liyakat sahibi olmayan başkanları tekrar aday göstermeyecekleri konusunda bazı il başkanları da, yaptıkları açıklamalarda bunu farklı şekillerde dile getirerek,. Sanki şaibeye karışmış başkanları varmış gibi bir duruş sergiliyorlar.
Başarılı Başkan ve aday adayları için yeniden anket yaparak, ankette çıkacak sonuca göre iyi not alan adayları merkeze alarak tekrar bir sözlü sınavdan geçirdikten sonra adaylıkları kesinleşecek diyorlar. 2004 yılında yapılan seçimde de buna benzer bir uygulama yapılmıştı.
Bu uygulama aday adaylarını, kurucu üye, delege ve yönetim kurulu üyelerini ikna etmek için yollara düşürmüştü. Bu arada aday seçimi için oy kullanacak bazı oy sahiplerinin her aday tarafından defalarca ziyaret edilmesi, devreye hatırı sayılır insanların aracı olarak gönderilmesi karşısında, kendine ben neymişim be ağabey, diyenler bile olmuştu. Ne yapsın zavallı adam, hayatında hiç görmediği, ilgi ve alakayı 2004 yerel seçimlerindeki bu uygulamada görmüşlerdi. Fırsat bu fırsatken onlarda ister istemez havalara girmişlerdi.
Başkanlık yapacak adayların bu kadar ele ayağa düşürülmesi bana göre doğru değildi. Birçok aday adayın kendine göre bir kariyeri vardı ama o, ne yapsın uygulama bunu gerektirdiği için onlarda üyeleri ikna etmek için yoğun çaba göstermişlerdi. Bunun içinde çeşitli vaatlerde bulunan var mıydı yok muydu ona da ben bilmiyorum.
Bu oylama neticesinde ortaya konulan sandıklar açılmadı. Hangi aday adayın ne kadar oy aldığı da kamuoyuna açıklanmadı. Açıklamama gerekçesi olarak ta, bazı adayların kırılmaması ve gücenmemesi için bu sonuçları açıklamayacaklarını söylemişlerdi.
2004 seçimlerinde yapılan bu uygulamanın yerine, şimdi de, aday adaylarının içinden seçilecek Başkanı, yani kesin adayı, yapılacak anket sonucuna göre belirleneceği söylenmektedir. Bu sonuca ne kadar bağlı kalınacağı konusunda çeşitli endişeler vardır. Sonuç nasıl olur diye merak etmenize gerek yoktur. Çünkü son kararı yine Genel Merkez verecektir.
Böyle bir durum karşısında da her kesin hakkına razı olması ve halkın da bu sonuca katlanması gerekmektedir. Adayların ankete katılanları tanıması o kadar önemli değil ama, ankete katılan insanların adayları iyi tanımaları gereklidir. Eğer tanımayanlar arasında anket yapılırsa sonuç doğru olmaz. Anketin yapılacağı yerler ve ankette yer alan adaylar konusunda ciddi birikim sahibi olan hiçbir etki altında kalmayan, çevrelerin seçilmesine özen gösterilmelidir.
Bu yeni uygulamanın kimin işine yarayacağı pek belli olmasa da, belli olan daha önce yaşandığı gibi, aday adayları ankette iyi bir not aldıktan sonra, Parti Genel Merkezine çağrılarak, orda da bir sınavdan geçirilecek, burada anketlerde en çok oy alan aday yine ben kesin adayım diyemeyecek. Ne zaman diyecek… Milletvekilleri bu aşamada önemli rol oynayacak. Onların görüşleri daha ağır basacak. Yani bu çok çetrefilli işin içinden çıkmak öyle kolay da olmayacak. Burada görünen şudur, Milletvekilleri ve Genel Merkezle diyalogu iyi olanlar işi götürecek.
Yani siz ağzınızla kuş tutsanız dahi bir şey fark etmeyecek, yüksektekilerle aranız iyi değilse, sizi tanımıyorlarsa, şansınızı zorlamanıza gerek kalmıyor. İlginç olacak ama Bir Milletvekili şöyle demişti. Bizde demokrasi vardır. Genel Başkanımız ne derse o olur. Onun için benim işim tamam veya kesin ben olurum demenize gerek yoktur.



